Paylaş

Egzersiz yapmak için $259 ister misiniz? Peki çocuğunuzun egzersiz yapması için $559’a ne dersiniz?
Eğer Toronto ve civarında oturuyorsanız, çok şanslısınız. Çünkü belediye size ve çocuklarınıza egzersiz yapmanız için böyle kaynaklar sağlıyor. Bunların ilgili detaylı bilgileri internetten “Toronto welcome policy” girerek öğrenebilirsiniz. Özetle, eğer iltica statüsündeyseniz veyahut da belli gelir sınırının altındaysanız, devlet size Toronto’nun fizik aktivite programlarından yararlanabilmeniz için maddi kaynak sağlıyor.
Sadece bununla da kalmamışlar; hepimize Toronto’daki fizik aktivite programlarını özetleyen, saat ve yerini belirleyen binlerce sayfalık kitapçıklar da basılmaktadır. Bunun bilgilerini de yine internetten “Toronto Fun Guide” diye girdiğinizde bulabilirsiniz. Hem internet sayfasından indirebilirsiniz, hem de bölüm bölüm bakabilirsiniz. Yaz kampları, kış kampları, futbol, yüzüme, buz hockey, buz pateni… Nerdeyse düşünülebilecek her şey var.
Yakın geçmişte Amerika’da yaşayan birisi olarak söylüyorum, böyle imkanları Amerika’nın bir çok yerinde hayal bile edemezler. Boston ya da Los Angeles gibi büyük şehirlerde bile ne böyle geniş kapsamlı fizik aktivite kılavuzu bulunur, ne de maddi kaynak sağlanır. Bu imkanların gerçekten Kanada ve Kanadalılar için bir gurur kaynağı olduğunu düşünüyorum.
Toronto Belediyesi’nin bunu yapmasının nedenleri çok. Hepimiz egzerisin faydalı olduğunu biliyoruz. Araştırmalara göre mutluluğunuzu arttıran, stres ve anksiyetemizi düşüren, odaklanma kabiliyetimizi arttıran bir şey. Bu etkileri her egzersiz yapmamızdan sonra hissedebiliyoruz ve deneylerde ölçülebiliyorlar. Bunlar yetmiyormuş gibi uzun vadede alzheimer, diyabet ve kanser gibi bir çok hastalığa karşı bizleri koruyor. Hatta şunu söyleyim, egzersizin bize verdiği faydanın yüzde beşini bile sağlayan bir ilaç icat edilseydi, bu ilacı keşfeden kişi anında milyoner olur, ve o ilaç dünyanın en çok satılan ilacı olurdu.
Bu yazı Perfect Gazete’nin Ocak 2020 sayısında olduğu için şimdi benim gibi daha sağlıklı olmak için yeni yıl kararı alan kişilere seslenmek istiyorum. Şubat ayında yeni yıl kararlarını bozan çoğunluk gibi olmamamız için egzersiz yapmaya düzenli olarak devam eden kişileri diğer kişilerden ayıran şeylerden bahsetmek istiyorum. Bunlar hem psikolojik araştırmalarda söylenen şeyler, hem de olimpiyat ya da Ironman gibi sporları yapan atletlerde gördüğüm özellikler.
Egzersiz yapmaya uzun dönemde devam edebilen kişilerde içe yönelik motivasyon görülmektedir. Ve araştırmalara göre dışa yönelik motivasyon veren şeyler iyi motivasyon sağlamıyor. Örnek olarak kötü bir patronu düşünmek yeterlidir. Size iyi bir maaş veriyorsa bile, eğer o patronu sevmiyorsanız, sabah kalktığınızda yataktan kalkıp üstümüzü giyinmek dünyanın en zor şeyi gibi gelebiliyor. Egzersiz için de aynı şey geçerli. Eğer o aktiviteyi yapmayı içten sevmiyorsanız, her gün sabah erkenden kalkmak dünyanın en zor şeyi olabiliyor. Yani sevdiğiniz bir egzersizi yapın. Eğer gym’e gidip ağırlık kaldırmayı sevmiyorsanız yapmayın. Sevdiğiniz bir aktiviteyi sadece beş dakika bile yapabiliyorsanız, sevmediğiniz bir şeyi 1 saat yapmaktan daha iyidir. Çünkü uzun vadeli düşünmemiz lazım. Eğer sevdiğiniz egzersizleri yapmaya başlarsınız, uzun dönemde daha fazla zaman ayırma imkanınız olacaktır ve devamlılığınızı sürdürmek daha kolay olacaktır.
Düzenli egzersiz yapabilenlerin ikinci bir özelliği içsel kontrol odağına sahip olmalarıdır. Yani yaşadıkları her şeyi kontrol edemezlerse bile onlara verdikleri tepkileri kontrol edebildiklerini düşünürler. Bu yüksek motivasyonlu kişilerde de görülmektedir. Sağlık, iş ve ilişkilerde de geçerlidir. Mesela bazı kişiler “evime yakın koşu bandı olmadığı için koşamam” diyorken bazıları kışın ortasında dışarda koşabiliyorlar. Psikolojik araştırmalara göre, kendinizi kontrolde hissedip verdiğiniz tepkilerin size ait kararlardan geldiğini düşünebiliyorsanız, hayatınızda o yöne doğru ilerletmek daha kolay oluyor. Daha mutlu, daha motive, daha sağlıklı ve strese karşı daha dayanıklı olabilmek daha kolay oluyor.
Düzenli egzersiz yapabilenlerin diğer bir özelliği de öz yeterliliklerin yüksek olması. Yani kendilerini kontrolde hissetmenin yanı sıra, yaptıkları işlerde de kendilerinin başarılı olacaklarına inanıyorlar. Bu da çok mantıklı. Çünkü eğer egzersize başladıktan sonra devam edecek disiplin, irade ve alışkanlıkların olmadığını düşünüyorsa insan, niye başlasın ki? Egzersize başlamazlar ve başlasalar da devam edemeyeceklerinden emin olurlar. Bu nedenle bir çok kişi hedefleri çok basit tutarak egzersize devam etmelerini kolaylaştırıyorlar. Mesela bir apartmanın 30. katında oturuyorsanız, “Ben evime asansörle değil de merdiven kullanarak gideceğim” demek yerine “asansörle 29 kat çıkıp bir kat yürüyeceğim” diyorlar. Bu hedefe herkes ulaşabiliyor ve ulaşınca daha da büyük hedefler daha kolay oluyor.
Hepimize 2020’de başarılar ve hedeflerimize kolayca ulaşacağımız mutlu yıllar diliyorum. Umarım şimdiye kadarki en mutlu, en sağlıklı senemiz olur.
Tüm okuyucularıma saygılarımı iletiyor, 2020’nin dostlarınızla beraber sevdiğiniz şeylerle dolu bir sene olmasını diliyorum!