Paylaş

Perfect Gazete, Mayıs 2025 sayısının Kanada Günlüğü köşesinde yayınlanan makale aşağıda bilgilerinize sunulmuştur.

O günleri yaşayanlar çok iyi hatırlayacaklardır. Hayatımızda ilk defa bütün dünyanın hep beraber evlerinde karantina altına alındığı o günleri. Bundan tam beş yıl önceydi. Kasım 2019’da Çin’de başlayan bir virüs salgını tüm ülkeleri etkisi altına almıştı. Covid-19 isimli bu virüsün ölümcül etkisine karşı ne bir ilaç ne de bir aşı bulunamamıştı. Önce, ülkeler arası yolculuk yapanların 14 gün ev karantinasında kalması istenirken, daha sonra tüm işyerlerinin ve dükkanların kapatılıp, halkın evlerinden çıkmamaları konusunda olağanüstü tedbirler alınmıştı.

Sınırlar kapatıldı, uluslararası uçuşlar durduruldu. Okullar tatil önce edildi,  sonra uzaktan eğitim başladı. Ve o günlerden sonra Dünya artık eskisi gibi olmadı…

Aylar sonra kısmen iş yerleri açılmaya başladı. Belirli şartlar dahilinde insanlar seyahat etmeye başladılar. Karantina günlerinde edindiğimiz bir çok alışkanlıklar, salgın sonrasında da hayatımızın kalıcı birer parçası oldular. Yaz aylarında lokanta ve barların teraslarında masalar arası iki metre mesafeyi korumak ve her masada karşılıklı iki kişinin oturması şartıyla açılmasından sonra, bugün artık bütün mekanlarda iki metre aralıklı masalarda oturur olduk.

Uçak yolculuklarının tekrar başlatılmasıyla birlikte, check-in işlemi sırasında ateş ölçme zorunluluğu geldi. Birkaç ay önce vücudumuza çip takma işlemi başladı başlayalı artık havalimanlarında ateş ölçme işlemi yapılmıyor ama vücudunda çip olmayan kimseler de artık uçaklara ve şehirlerarası seyahat eden taşıtlara bindirilmiyor. Çipi olmayanlar iş yerlerine ve daha birçok yere alınmıyorlar. Başlangıçta sadece sağlık durumumuzu anında öğrenmek amacıyla taktırdığımız çipler artık kimlik kartlarımız oldular ve hakkımızdaki tüm bilgi bu çipler üzerinden taranmakta. Üzerindeki bir çiple takip edilmeye itirazı olan kişiler  “kendi güvenliğiniz için” gerekçesiyle razı edilmeye çalışılıyor.

Uzaktan digital eğitim başladıktan sonra birçok okul binası ve kampüs, hastaneye dönüştürüldü. Bundan sonra olası herhangi bir salgın durumunda acil müdahale ve karantina uygulanabilecek merkezler olarak yapılandırıldılar. Çocuklarımız için evlerimize uzaktan eğitime uygun kabinler yaptırdık. Çoklu ekran ve Internet 2 teknolojisi sayesinde çocuklarımız geçmiş dönemlerden çok farklı bir eğitim sistemiyle yetişmekteler.

Karantina döneminde birçok beyaz yakalı evlerinden çalışmaya başladılar ve günümüzde, direkt müşteri ilişkisi olmayan beyaz yakalılar evlerinden işlerine devam etmekteler. Bu nedenle, şehir merkezindeki kulelerden ayrılan firmalardan boşalan katlar, küçük daireler halinde kiralanmaya başladılar.

Gündelik yaşamımızda da birçok iz bıraktı bu virüs salgını. O günlerden sonra el sıkışma veya Türk usulü sarılıp öpüşme şeklinde selamlaşmalar kalmadı.Genelde uzaktan el sallamak veya öpücük yollamak suretiyle selamlaşıyoruz. Taksilerde ön koltuğa müşteri alınmıyor ve sürücüyle arka koltuk arasında cam yer alıyor.

Restaurant, kafeterya ve barların havalandırmalarına yeni sistem filtreler takıldı ve gün sonunda dezenfekte zorunluluğu getirildi. Yiyecek satan bir çok işletme artık “take away” veya “online order” sistemiyle hizmet vermeye başladı. Marketler “online” olarak satın aldığınız ürünleri paketleyerek size teslim ediyorlar. Hemen hemen bütün dükkanların girişlerine siteril solüsyon cihazları ve tek kullanımlık eldiven kutuları yerleştirildi. Mekanlara girerken bunları kullanmak zorundayız.

Covid-19 ve sonrasında ardı ardına gelen salgınlar nedeniyle maskesiz sokağa çıkamadığımız için bir çok maske ve koruyucu ekipman üreten firmalar kuruldu. Son derece ilginç modeller arasında en popüler olan koruyucu ekipman “helmet” denilen model. Yumuşak ve su geçirmez malzemeyle üretilen ve motosiklet kaskına benzeyen bu model, aynı zamanda kafanızdan kaskı çıkarmadan telefon konuşmaları yapmanızı da sağladığı için oldukça kullanışlı.

Yeni Dünya düzeni turizm alışkanlıklarımızı da değiştirdi. Çipleri olduğu için seyahat edebilen vatandaşlarımız tatil köyleri yerine  tatil odalarında konaklıyorlar. Ortak havuzların kullanımı sağlık örgütleri tarafından yasaklandığı için artık tatilciler kendi otel odalarındaki havuzlara giriyorlar. Yemekleri odalarına servis ediliyor ve içki servisi “akıllı bar” denilen makinalardan veriliyor. Fiziksel mesafe zorunluluğu nedeniyle grup turları yapılmıyor artık. Günümüzde, tur operatörü veya rehberlik gibi meslekler ortadan kalktı. Onların işlerini artık yapay zekalar yapıyor. Şehir müzelerinin yerini halogram müzeler aldı. Bulunduğunuz yerdeki müzeleri, otel odalarınızda gerçek zamanlı ve üç boyutlu gezebiliyorsunuz. Şehir turlarınızı, akıllı telefonunuza yüklediğiniz rehber uygulaması sayesinde bireysel olarak çok daha güvenli ve doğru bilgiler alarak yapıyorsunuz.

Sanat dallarının bir kısmı digital yapıya dönüştü. Yeni bazı uygulamalarla ünlü sanatçıların konserlerini evinizden canlı olarak izleyebiliyorsunuz. Bu uygulamalar sayesinde bir konsere bilet bulamamak veya konser verilen şehire gidememek gibi sorunlar ortadan kalktı. Sinema sektöründe CGI (Computer-generated Imagery) teknolojisi zaten uzun yıllardır kullanılmaktaydı. Film setlerinin kalabalık olması nedeniyle fiziksel mesafeyi korumak mümkün olmadığından hemen hemen tüm filmler ve diziler, daha da geliştirilmiş CGI ile izleyicileriyle buluşuyorlar.

Son beş yılda, Dünya çapında üst üste yaşadığımız salgınlar, fiziksel mesafe korunması konusunda bizleri ayırırken, sosyal mesafe konusunda oldukça yaklaştırdı. Hızla geliştirilen uygulamalar sayesinde Dünyanın her bir yanındaki bilim insanları, araştırmacılar, sanatçılar ve devlet adamları, eski zamanlara kıyasla daha çok bir araya gelip yoğun bilgi paylaşımı yaparak insanlığın ilerlemesine ve sorunların çözümlenmesine hız kazandırıyorlar. Çevrimiçi eğitim sisteminin bir avantajı olarak, öğrencilerimiz sadece kendi sınıflarındaki dersler dışında Dünyanın dört bir yanındaki eğitim faaliyetlerini interaktif takip edebilmektedir.

İnsanlar, vakitlerini daha çok evlerinde geçirdikleri için kitap okumaya, müzik dinlemeye ve film izlemeye daha çok zaman ayırdılar. Bilgiye ve sanata ulaşmak çok kolaylaştığı için insanların kültür seviyesi eskisine oranla çok yükseldi. Çevrimiçi dans, yoga ve meditasyon kursları çok popüler oldu.

Dünyada salgınlar, savaşlar, doğal afetler nedeniyle onbinlerce insan hayatını kaybediyor. Her bir felaketten ders alan gençlerimiz, bilimin ışığıyla Dünyayı karanlıklardan aydınlığa taşımak üzere her daim çalışmaktadırlar. Bundan tam 101 yıl önce, karanlıklar içindeki umutsuz bir milletin kurtuluşunu başlatan 19 Mayıs ateşini gençlere emanet eden Ata’mızın açtığı yolda inanç ve kararlılıkla insanlık için  ve barış dolu bir Dünya için yetişen gençlerimizin 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı Kutlu Olsun.

Hayatınız ve sağlığınız, bahar çiçekleri gibi “perfect” olsun.