Paylaş

Hoşgeldin. Nasılsın?
Hoşbulduk. İyiyim, sen nasılsın?
Ben de iyiyim, teşekkür ederim. Kaç yaşındasın Yağmur?
13 yaşımdayım.
Doğumgünün ne zaman?
Mayıs’ın 25’inde. O zaman 14 olcam.
Büyümek güzel mi?
Evet.
Şimdi sen ergenlik dönemindesin ya, zor bir durum mu bu?
Biraz, yani. Okulda dersler çok zor oluyor.
Hangi dersler zor?
Fransızca ve biraz da İngilizce. Matematik falan benim için kolay.
Peki ergenliğin güzel tarafları neler?
Böyle güzel giyiniyorsun, hem de saçlarını düzleştirebiliyorsun. Onu çok seviyorum. Ama az makyaj yapıyorum. Biraz mascara sürüyorum sadece.
Ben senin yaşındayken annem izin vermezdi bana.
Benim annem öyle değil. Biraz makyaja izin veriyor. Okulda arkadaşlarım da yapıyor.
Sanırım okuldaki kızlar güzelliklerine çok düşkünler.
Evet, saçlarını boyuyorlar. Ben de saçlarımın uçlarını mor boyamıştım. Ama sonra sevmemiştim, uçlarını kestirdim.
Kaç kardeşsiniz Yağmur?
3 kardeşiz.
Abla olmak nasıl bir durum?
Biraz zor. Çünkü küçük kardeşimi hergün otobüs durağından almaya gidiyorum. Sonra omlara ödevlerinde yardım ediyorum.
Peki avantajları neler?
Yani var eminim ama düşünemiyorum şu anda.
Mesela abla olduğun için seni dinlemek zorunda olabilirler.
Evet. Bir de odamı ben seçmiştim burası benim odam olsun diye.
Bir de küçük kızkardeşler genelde senin küçülen kyafetlerini giyer.
Evet, benimkisi de bazen giyiyor. Bir de kardeşlerime role model oluyorum ben.
Neler yapıyorsun rol model olarak?
Ödevlerimi bitiriyorum, o da bitirmeye çalışıyor. Yani iyi davranarak iyi role model oluyorum. Bir de sorumlu oluyorum. Yalan söylemek kötüdür anlatıyorum.
Kardeşlerin seni hep dinliyorlar mı?
Bazen.
Peki dinlemedikleri zaman ne yapıyorsun?
Ekin, Deniz yapmayın diyorum.
Küçükler bazen anneyi babayı dinliyorlar ama ablayı dinlemiyorlar.
Evet, bazen de öyle oluyor. Ama yapacak birşey yok.

Çok iyi Türkçe konuşuyorsun Yağmur. Kanada’ya sonradan mı geldin?
Hayır, ben burda doğdum.
Hiç aksansız konuşmayı nerden öğrendin?
Sanırım annemden babamdan öğrendim.
Annenle baban sana çok iyi öğretmişler Türkçeyi.

Sınıfında kim nerden gelmiş diye konuşuluyor mu?
Yoo, herkes birbirini tanıyor zaten. Ben yeni bir okula gittiğimde biraz konuşmuştuk.
Sen kendini nasıl tanıtmıştın?
Türk diye.
Ama sen Kanada’da doğdun.
Ama annen baban nerden geldiyse oralısın.
Yani ailen Çin’den gelseydi Çinli olacaktın.
Evet.
İnsanların arkadaş olabilmeleri için nerden geldikleri önemli mi sence?
Hayır, değil.
Sen hiç ayrımcılıkla karşılaştın mı Yağmur?
Yok.
Peki çevrende karşılaşan böyle birini gördün mü?
Görmedim ama internette görmüştüm.
Paylaşabilir misin?


Yani böyle tenleri birazcık daha farklı diye insanlara çok kötü davranmışlar eskiden.
Derilerinin rengi farklı diye ne olabilir ki?
Çok kötü davranmışlar. Okulda öğrendik ve bazen konuşuyoruz. Böyle restoranlarda ve otobüslerde farklı yerlerde oturmak zorundalarmış. Altıncı sınıfta öğrenmiştik bunları ama şimdi çok hatırlamıyorum.
Peki sence şimdi bu ayrımcılık bitmiş mi?
Herhalde hala devam ediyor ama az oluyor.
Senin ten rengin yüzünden ayrımcılık yapılsaydı kendini nasıl hissederdin?
Neden böyle yapıyorlar diye çok üzülürdüm.
Sence neden ayrımcılık yapmışlar?
Bilmem, belki farklılar diye.
Sen peki farklılıklar hakkında ne düşünüyorsun?
Bence herkesin farklı olması aslında iyi birşey. Çünkü başka ülkelere gitmeden onlar hakkında farklı şeyler öğrenebiliyorsun. Mesela Çincede harfler farklı. Türkçede İngilizceden daha çok harfler var.
Sen Türkçe okuma yazmayı biliyor musun?
Evet, annemle mesajlaşıyoruz.
Hmm, bu çok güzel. Başka bir dil biliyor musun?
Bir de Fransızca biliyorum.
Sana kalsaydı başka bir dil öğrenir miydin?
Sanırım ben başka dil öğrenmekte iyi değilim. Çünkü kafam karışıyor böyle. Bazen İngilizce olan şeyleri Türkçeye çeviremiyorum, kafam karışıyor.
Peki çok emek vermek zorunda kalmasaydın hangi dili öğrenmek isterdin?
Ben Çince öğrenmek isterdim. Çünkü harfleri çok farklı ve bana çok ilginç geliyor.
Peki başka ne öğrenmek isterdin hayatta?
Uzay hakkındaki herşeyi öğrenmek isterdim. Gezegenlerde neler oluyor öğrenmek isterdim ve oraya gitmek isterdim.
Umarım bir gün gidersin.

Okul dışında neler yapıyorsun?
Racket ball oynuyorum.
Top vurunca çok acıtmıyor mu?
evet, top çok sert acıtıyor ama artık alıştım diyebilirim.Çünkü çok sevdim.
Racketball öğrenmenin bir yaşı var mı?
Yok, ama büyükler sadece kendi kendilerine oynuyorlar. Küçükler için ders var.
Ben de insanları oynarken görüyorum. İlgi çekici geliyor ama başlamaya korkuyorum.
Başlarken biraz korkutucu. Ama çok yetenek gerekmiyor.
Yeni bir şey öğrenmek sana korkutucu geliyor mu?
Bazen. Çünkü insanları bilmiyorsun ve tanımıyorsun.
Bir de yapamazsan sana gülerler.
Evet.
Sen hiç böyle birşey yaşadın mı?
Ben 11 yaşındayken basketball oynamak istiyordum ama ordaki herkes 14 yaşındaydı. Kimse bana pas vermiyordu. Çok üzülmüştüm. Sonra da daha gitmek istemedim oraya.
Peki öğretmeninle konuşsan ne olurdu?
Belki onlarla konuşurdu ama benimle dalga geçerlerdi.
Ama bir insana şans verilmezse nasıl öğrenebilir ki?
Öğrenemez. Sadece benim gibi bir daha gitmek istemez.
Büyüdüğünde ne yapmak istiyorsun?
Bilmem, daha kara vermedim. Geçen sene doktor olmak istiyordum ama şimdi avukat olmak istiyorum.
Dikkat ediyorum da herkes çok para kazanacağı işler yapmak istiyor.
Ama sadece para kazanmak için sevmediğin işi yaparsan sıkılırsın. Yaptığın işten mutlu olman lazım. Sonra ben bu işi sadece para için mi yapıyorum dersin. Sevmek de zorundasın mesleğini.
Hiç para sorunu olmasaydı ne yapardın?
Arkadaşlarımla takılırdım. Ailemle dünyayı gezerdim. Çin’e, Japonya’ya, Mısır’a ve Fransa’ya giderdim.
Sanırım tarihe meraklısın.
Evet, eski şeyleri öğrenmeyi seviyorum.
Bu durumda Türkiye’yi de çok seviyorsun.
Evet. Ama Türkiye’de en çok ailemi seviyorum. Giderken çok heyecanlı oluyorum ama dönerken üzülüyorum.
Kimler var orada?
Bütün akrabalarım, kuzenlerim, anneannem, dedem.
Yazın Türkiye’ye gitmezsen neler yapmayı planlıyorsun?
Burda da yapılacak çok şey var. Lunaparklar var, su parkları var.
Peki o büyük şeylere binerken korkmuyor musun?
Geçen sene binmiştim. Çok korkmuştum ama çok eğlenceliydi. Belki büyüyünce diğerlerine de binerim.
Sence kaç yaşında büyümüş olacaksın Yağmur?
Böyle 18 falan.
Ne olacak ki o zaman?
Bilmem. Bazı insanlar büyüse de çocukmuş gibi hissediyorlar, öyle davranıyorlar. Bazı insanlar da çocukken büyük gibi davranıyorlar. Belki arkadaşlarından ya da ailesinde öyle öğrenmiş.
Yani çevremiz çok önemli.
Evet.
Senin arkadaş grubun nasıl?
İyiler.
Nasıl iyi olunuyor peki?
Yani hem arkadaşlarınla hem ailenle zaman geçirmen lazım. Balans olması lazım. Grup projeleri olduğu zaman eğer birisi ödevini yapmazsa o çok kötü birşey.
Birisi sana bir söz verip tutmadığında nasıl hissediyorsun kendini?
Çok kötü hissediyorum. Çünkü ben onun sorumluluğunu yapmasını bekliyorum.
Sence insanlara sorumluluk sahibi olmayı nasıl öğretebiliriz?
Herhalde bile bile yapmıyordur ama hem okulunda hem arkadaşlarında hem de ailende balans olması lazım. Onlara role model olabiliriz.
Senin rol modelin var mı?
Evet, annemle babam. Hayatta herşeyi onlardan öğrendim. Her şeyi onlarla yapmak güzel.
Çok teşekkürler Yağmur.
Ben de teşekkür ederim.