Paylaş

Evde karantinada kaldığımız bu geçtiğimiz günlerde karşılıksız yapılan iyilikler adlı bir hikâye anlatımına 7anlatıcıdan biri olarak katıldım. Orada çok ilgi gören ve daha sonrasında da çok mesaj aldığım için bir kez de bu platformda hikayemi sizinle paylaşmak istedim.

Karşılıksız yapılan iyilikler deyince benim aklıma hep Toronto, Kanada geliyor. Gönüllü işlerin burada daha organize bir şekilde yapılmasından kaynaklandığı için olsa gerek. Gönüllü işlerde ise özellikle bu dönemlerde içinde olduğum bir grubu ve olayların gelişmesini size anlatayım istedim.  3 senedir içinde bulunduğum Toronto doğaçlama gruplarından tanıdıklarım sayesinde amatörce kendi dizaynlarımı dikmek için geçtiğimiz kış aldığım dikiş makinamla eşe dosta kumaş maskeler dikiyordum. Facebookta arkadaşlarıma da yazdım isteyen olursa bana özelden mesaj atsın seve seve diker getiririm diye. Bunu gören komedyen arkadaşlarımdan biri dedi ki bizler bir grup kurduk The Sewing Army diye (dikiş ordusu), hastanelere, bakım evlerine, yaşlılar evlerine dikişler yapıyoruz gönüllü olarak yardım etmek ister misin diye.  Tabi bende bu tarz girişimlerden hiçbir zaman kaçınmam ve severim, annemin de deyişiyle anlatıca olursak balıklama atladım… Sağ olsun annemle beraber akşamları youtube’dan Türkçe diziler izleyip , her türlü entrika ve dalavereyi tahminler ederek başladık monoton monoton dikişlere.. Önceden de söyleyeyim analı kızlı hiç izleyemeyiz böyle dizileri saatlerce ama aynı zamanda da tekrarı olan işlerden de çok sıkılırız. Ama televizyonda entrikalar elimizde bağışlanmış çarşaflar, lastikler, düğmeler olunca bunlar süper bir kombin oldu.  Ee bir dizinin de bir bölümü yaklaşık 2 saat olunca, biz akşamları benim mesaim bitince seri üretim şeklinde dikişlere başladık. Her aksam 30-40 maskeden başlayarak Toronto bölgesinde hastaneler, çevresindeki yaşlılar evleri derken maske ihtiyaçlarını 2-3 hafta içerisinde bitirdik hep beraber … Daha sonra boneler dikmeye başladık ama elimizdeki kumaşlar da bitmeye başladığı için ve karantina döneminde kumaş iplik vb erişimimiz zor olduğu için yazmaya başladık bu facebook gruplarına.. Sonradan öğrendik ki, bu gruplar daha da büyüdü ve CAA (Torontoda bozulan arabaları ekmek için kullanılan bir firma) yardımıyla dağıtım daha başka il ve ilçelere de gitmeye başladı.. Tekrar altını çiziyorum bu kişilerin hepsi gönüllü.

Özellikle dikiş dikmeyi güzel bilen yaşlılar evlerinden çıkmasınlar diye onların kumaş lastik ihtiyaçlarını da kapılarına getirmeye başladılar. Ben dağıtımlara yardım ettiğim gibi bir taraftan da organizasyona yardım ediyor ve aksamları da annemle dikişe devam ediyordum… Şimdiki günlerde bu gruptan biri bize overlok makinesi hediye etti bu süreçte kullanmamız için ve ekstradan bir makine daha hediye etti. Biz çift makina bir de overlok makinesiyle minik bir Sümerbank kurduk evde. Toronto bölgesinde bunu bilen evlerinde kullanılmamış çarşaflar yada kumaş olanlar bana mesaj atıyorlar. Evlerinin önünden alıyorum bunları ve dikmeye sonrada dağıtmaya devam ediyoruz. İnşallah yakın zamanda boneleri de bitirmiş olacağız… Bu arada sakın yanlış anlamayın tek diken biz değiliz biz ayda maksimum 800 maske ya da bone dikebiliyorken bir suru evden bu şekilde bir performans olduğunu duşunun bir ayda 25bini geçti bağışladığımız kişisel koruma malzemeleri. Ee tabiki bu hem medyanın ilgisini çekmeye başladı simdi kumaş fabrikaları dükkânları da bağışlara başladı.. Bu seri üretim ne zaman biter nasıl biter bilemiyorum ama tek bir iyilikten doğan bu imece usulü oluşum herkesi o kadar memnun ediyor ki.. Aslında düşününce bu tarz iyilikler asla karşılıksız olmuyor bir yerden görünüyor ve daha da eklenerek büyük iyiliklere yol açıyor.. Benim için kişisel haz, hemşireleri arayıp siparişleriniz kapının önünde alabilirsiniz dediğim andaki seslerindeki titreme ve değişim.. O kadar yorgun ve bitkin yüzlerindeki gülümseme. Hiç bir iyilik karşılıksız değil bunu unutmamaniz dileğiyle.. Merak edenler için iletişim:  https://thesewingarmy.com/

 Sevgiyle kalın, Azer