Paylaş
“İnsanlara yardım etmek için icatlar yapıyorum. “

Hoşgeldin yakışıklı.
Hoşbulduk.
İsmin ne?
Sarp.
Kendini tanıtır mısın bize?
Evet. Ben 7 yaşımdayım. En sevdiğim spor futbol. Sonra basketbol. Bir de buz hokeyi var. Bazen yan komşularımlan futbol oynuyorum dışarı çıkıp. Sonra bazen de böyle kış günlerinde kardeşimlen oynuyorum oyuncak odamda yukarda ya da sadece onlan böyle fizikel oyunlar oynuyorum.


Bu spor aktivitelerini nerede yapıyorsun?
Futbolu Oakville Soccer Club’da yapıyorum. Ama iki sezondu o sezon da bitti. Şimdi başka bir dönem başlıycak. Orda yapıcam. Buz hokeyine de bu ikinci haftam olacak.
Buz hokeyine başlarken korktun mu?
Hayır. Burada yeni başlamıştım ama iki yıl ya da bir yıl önce yani buraya geldiğimizde de yapıyordum. Sonra başka bir yere yazıldım burda.
Ooo anladım, yani bu ilk defa denediğin bir şey değil.
Ben biliyorum zaten. 3 yıldır belki de 2.5 yıldır yapıyorum.


Yeni bir şeye başlamak zor mu Sarp?
Evet. İlk önce ne olduğunu bilmiyosun. Yani ilk dönemde, ilk hafta, ilk günde nasıl olduğunu, nerde yapıldığını ve nasıl yapıldığını öğreniyorsun. Sonra ikinci gün mesela arkadaşlık gibi, birilerini buluyorsun. Onlarla grup gibi bişey yapıyorsun.
Sen kolay arkadaş ediniyor musun?
Evet.
Bana da anlatır mısın nasıl arkadaşlık kuruluyor?
Tamam. Böyle mesela diyelim ki futbol oynarken böyle pas veriyorlar gibi. Sonra öyle konuşuyoruz, aramızda konu açılıyor genelde. Sonra biraz sohbet gibi değil çünkü burda sohbet bilmiyorlar ama yine de böyle konuşuyoruz.
Afedersin, burasını tam anlamadım. Sohbet bilmiyorlar derken ne demek istedin?
Pek bir sohbet bilmiyorlar. Yani pek detaylı anlatmıyorlar hiçbir şeyi. Sadece konuşuyoruz.
Sanırım anladım. Herkesin özel hayatı kendinde kalıyor yani.
Evet, öyle. Yine de arkadaşlık kuruyoruz ve arkadaşlık ediyoruz.


Kanada’da en sevdiğin şeyler neler?
Niagara Falls şelaleri çok seviyorum. Sonra okulları ve Kanada işte.
Burada yaşamayı seviyor musun?
Evet.
Sana deselerdi ki dünyanın hangi ülkesinde istersen yaşayabilirsin. Tercihin ne olurdu?
Burada da kalırdım ama diğer ülkeleri de gezerdim. Çünkü yani diğer ülkelere pek gitmedim ama şeylere çok gittim. Mesela Türkiye’de Antalya’ya, kuzenlerime çok gittim. İstanbul’a falan gittim. Sonra Kanada’ya geldim 5 yaşımda.
Alışmak zor olmuş muydu ilk geldiğinde?
Hmmm
İngilizce biliyor muydun?
Hayır. Bir okulda kindergarden JK olarak başlamıştım. Buraya geldiğimde öğretmenlerim vardı, onlar da çok iyiydi.
İlk zamanlarda nelerin zor olduğunu hatırlıyor musun?
Tabi. Böyle herkes bakıyordu falan kim bu diye böyle ilk geldiğimde. Ama sonra herkes sevmeye başladı. Bütün sınıflan arkadaş olduk. Böyle oldu yani. Öğretmenlerin yardımıylan da İngilizce öğrendim.
Anladığım kadarıyla sen ilk arkadaşlıklarını İngilizce bilmeden kurmuşsun.
Evet. Biraz böyle vücut konuşmasıylan tepki ediyordum. Bir de arkadaşım gelmişti Türkiye’den benden biraz sonra. O da iyi oldu.
O arkadaşın için alışmak daha kolay olmuştur sanırım.
Evet. Biraz anlattım ben ne yaşadğımı. Dedim bunlar oldu işte, burda sadece İngilizce konuşuluyor falan. Sonra dedim öğretmenler güzel öğretiyor İngilizceyi, korkacak birşey yok.
Peki İngilizce bilmediğin için seninle alay ettiler mi hiç?
Hayır, orda 3.5 sene okudum kimse kötü değildi. Onlar biliyorlardı ben yeni geldim ama öğreniyorum.
Başka İngilizce bilmeyen çocuklarla karşılaştın mı?
Evet, şu an gittiğim okulda var. İngilizce biliyor ama pek büyük cümleleri söyleyemiyor. Ben de bazen söyleyemiyorum.
Sen o arkadaşına yardım ediyor musun peki?
Eğer bilersem yardım ediyorum.


Çok güzel. Peki hayatın nasıl gidiyor?
Güzel. Dediğim gibi 5 yaşımda geldiğimde biraz zorluk çekmiştim. Çünkü ordaki arkadaşlarımı da bırakmıştım. Biraz zordu. Bir de küçüktüm. Sonra yeni arkadaşlarım oldu. İkizler. Onlar da benim gibi futbolu çok seviyodu. Onlar İtalyanlar.
Bütün mesela okulda insanlar başka ülkeden ama burda doğmuşlar. Pek İngilizce bilmeyen dediğim arkadaşım bir sene. Ben de tam 3 sene burdayız. Şimdi yaşadığım yerde 1 sene, Niagara Falls’da 2 sene.
Kendini Kanadalı gibi hissediyor musun?
Evet, bazen uyuyamıyorum, çok sıcak oluyor. Bazen sabahları okula giderken çok soğuk oluyor. Teneffüslerde ceketimi giyiyorum ama sonra çok sıcak oluyor. O yüzden onda biraz zorluk çekiyorum. Yani ona göre giyiniyorum okula annemin telefonundan havaya bakıp.


Kıyafetlerini sen mi seçiyorsun?
Ben bazen seçiyorum, bazen de annem seçiyor. Çünkü ben fikirsiz kalıyorum.
En sevdiğin renkler hangileri?
Mavi, yeşil, kırmızı. Aslında bütün renkleri seviyorum.
Ne tarz giyinmeyi seviyorsun?
Normal spor kıyafetleri.
Ceket giydin mi hayatında?
Evet.
Nasıl hissettin kendini?
İlk giydiğimde biraz şey olmuştum ama sonra alıştım.
Doğru.


Senin bir de bebek kardeşin var. Adı ne?
Uras. 22 aylık. 2 nerdeyse.
Güzel bir şey mi kardeşinin olması?
Evet. Hayal ediyorum büyüyünce nasıl olacağını. Belki oynarız. Çünkü ben de çok sıkılıyorum.
Peki kardeşinin olmasının en zor kısmı ne?
İdare etmesi. Bazen vuruyor falan.
Sen kardeşine bir şeyler öğrettin mi?
Evet, öğretiyorum ama o genellikle beni taklit ediyor.
Bu durumda sen de vuruyorsun bazen.
Eh, yani. Bazen saklanbaç oynuyoruz.
Başka kardeşinin olmasını ister misin?
Bilmem, iki tane küçük kardeşimin olması zor olabilir. Bir tane kardeşim olunca mutluyum. O büyüyünce ödevlerim bitince eğer o da isterse oynayabiliriz.
Büyüyünce belki birlikte gezmelere de gidebilirsiniz.
Evet, bu da güzel olabilir.
Bu arada büyümek hakkında hiç düşündün mü Sarp?
Bilmem, yani düşündüm biraz ama karar veremedim. Çünkü büyümenin de çocuk olmanın da bebek olmanın da illa bir zorluğu var. Mesela büyüyünce erkeksen çalışıyorsun, kızsan evde.
Yooo, kızlar da çalışır.
Evet, sen mesela çalışıyorsun. Ama annem kardeşimi oyaladığı için evde şimdilik. Ama büyük olduğunda daha çok önemli şeylere girebilirsin.
Mesela neler?
Mesela toplantılara.
Peki büyük olmanın nesi güzel?
Evet, dediğin gibi çok fazla sorumluluk var, erkenden kalkarsın iş için. Ama büyüksen eğlenceli yerlere gidebilirsin bazen çocukların giremeyeceği yerler var.
Doğru. Büyüdüğünde ne iş yapacağına karar verdin mi?
Doktor ya da bilim adamı. Ama pek seçenek bilmiyorum şimdilik. Bazen bir kağıt alıyorum, icatlar düşünüyorum. Mesela iki tane icadım var.


Nasıl icatlar bunlar?
Annemin telefonunda Nevşehir yeraltı mağarasını gördüm, bir haber vardı. Ben de bir icat yaptım. Robot kamera olursa insanlar orda kaybolmaz. Bir de mesela bir olta olacak. Ucunda da kamera olacak, orda kameradan ekrana titreme gelecek ya da kameradan görecek balığı. Öyle de yani eğer kameradan da korkup kaçmazsa zaten mesela balık gelince sen de oynatmazsan balığı yakalarsın.
Tabi bu yeni icatları kullanmayı öğrenmemiz gerekecek. Tebrik ederim.
Doktor olursam da insanlara yardım ederim. Bilim adamı olarak yeni icatlar yapabilirim insanları tedavi etmek için. Mesela bir hastalığa eğer çözüm yoksa ona ben bir şeyler yapabilirim.
İnsanlar neden hastalanıyorlar?
Bilmem, mikrop içine giriyor.
Peki hastalanmamak için sen neler yapıyorsun?
Yemek yiyorum. Soğuk havada ceketimi giyiyorum. Üşütmemeye çalışıyorum. Terleyip de soğuk havaya çıkmıyorum.


Bunları nerden öğrendin?
Aslında herkes bilir bunları. Çizgi filmlerde bile var. Bazen annemden ve babamdan duyuyorum. Sonra benim de aklıma geliyor.
Annenden neler öğrendin?
Hep doğru konuşmayı öğrendim. Bir de mesela birisi benim yerime oturursa pardon burası benim yerim izin verirmisin demeyi öğrendim. Annem hep bana yardım eder.


Peki baban?
O da yardım eder. Bana fikirler verir. Onun sayesinde böyle zeki gibi oldum.
Kendine haksızlık yapma, sen gerçekten zekisin.
Babamdan teknoloji öğrendim. Bana futbolu da o öğretti.
Çok güzel. Hayatta en sevdiğin şeyler neler Sarp?
Arkadaşlık.
Peki hayatta en sinir olduğun şey ne?
Bazen biri beni anlamayınca, ben çok defa söyleyince onlar da beni anlamayınca biraz sinirleniyorum.
Son olarak sence ne olsa dünya çok çok güzel bir yer olurdu?
İcatlarımdan biri Afrika’daki aç çocuklara yardım etmek. Drone gibi helikopterin küçük versiyonuylan oraya bir kutu götürsün diye. İçinde böyle yemekler olur.
Niye yemekleri yok sence?
Çünkü Afrika çok sıcak. Sadece kaktüs ve kum var. Çalışamadıkları için yemek yok orda.
Peki. Bana zaman ayırdığın için çok teşekkür ederim.
İstersen yine konuşabiliriz.
Çok memnun olurum.