Paylaş

 

IPAD
Adam salonda otururken karısı diğer odadan seslenmiş ve gazete getirmesini istemiş.
– Ne kadar eski kafalısın, demiş adam. Teknoloji bu kadar ilerlemişken hala gazeteyle mi ilgileniyorsun?
Sonra da biraz küçümser bir tavırla
– Al, demiş. Ipad kullanmaya başlasan iyi olur.
Karısı tableti almış ve hızla o sırada koltuğun arkasına saklanmaya çalışan hamamböceğini bir vuruşta ezmiş.
Adam bayılmış.


TİTANİK
Amerika’da siyahi biri tam da Türkiye’ye tatile gidecekken uçakta pasaportunu kaybetmis.
Kara kara düşünürken yolda tam da ayağının ucunda bir pasaport bulmasın mı ?!..
Hemen almış yerden, bir bakmış ki Leanardo di Caprio’nun pasaportu.. Ne olursa olsun deyip şansını denemeye karar vermiş.
Çıkarmış Leonardo’nun fotoğrafını, yerine cüzdanından çıkardığı kendi fotoğrafını yapıştırmış. Biraz heyecan biraz da korkuyla gümrük memurunun karşısına geçmiş.
Gümrük memuru Temel almış pasaportu eline bir adamın ismine bakmış, Leonardo di Caprio, bir fotografa bakmış, siyahi bir adam.
Birkaç şaşkın bakıştan sonra
Temel yan masaya seslenmiş:
– Ula cemal, bu Titanik batmış mıydı, yanmış mıydı?


CEZA
Ahmet sınıfa geç kalmış. Nefes nefese koşup yerine oturduktan sonra parmağını kaldırıp söz istemiş.
– Öğretmenim, insana yapmadığı bir şey için ceza verir misiniz?
Öğretmen tebessüm etmiş.
– Olur mu evladım, insan yapmadığı şey için cezalandırılır mı, niye sordun bunu?
– Efendim dün verdiğiniz ev ödevini yapmamıştım da ceza verirsiniz sanıyordum!..


TREN
Üç arkadaş tren istasyonuna gitmisler. İçlerinden biri gişeye yaklaşıp tek kişilik bir bilet almış ve gişede görevli memura trenin kalkmasına ne kadar zaman olduğunu sormuş.
– Bir saat on beş dakika, demiş görevli.
Bunun üzerine adam arkadaşlarına dönüp
– Daha çok var, hadi gidip şu karşıki barda iki kadeh atalım.
Üç arkadaş ordan burdan derken laf lafı açmış, derin bir sohbete dalmışlar. Birden tren düdüğünü duyunca kendilerine gelmişler.
Koşarak dışarı fırlamışlar ama, nafile… tren kaçmış..
Tekrar görevliye yanaşıp sormuşlar:
– Bir sonraki tren ne zaman?
– Bir buçuk saat sonra, demiş görevli…
Üç kafadarlar saate baktıktan sonra yine dönmüşler bara. Yine içkiler gelmiş, ardından koyu bir muhabbete dalmışlar.
Derken yine düdük sesi…
Hesabı bile ödemeden koşmuşlar ama bu defa da treni kaçırmışlar.
Neyse ki bir saat sonra bir tren daha varmış.
– Fakat bu sonuncu tren, diye uyarmış gişe memuru.
Ama bu kez uyanık durmuşlar.
Bara gitmişler ama hesabı peşin peşin ödemişler. Trenin sesini duyar duymaz da kalkmışlar ve koşmaya baslamışlar.
İçlerinden ikisi; biri bir vagona, diğeri başka vagona zar zor yetişmiş…
Üçüncü ise geride kalmış ve yetişememiş…
Bir süre dövündükten sonra başlamış katıla katıla gülmeye.
Durumu gören istasyon memuru dayanamayıp sormuş:
– Hem treni kaçırdın hem de gülüyorsun!
– Nasıl gülmeyeyim!… Onlar beni uğurlamaya gelmişti…