Paylaş


AMEN

Çok iyi giyimli bir iş adamı Vatikan’a gelir papayla görüşmek istediğini söyler. Kendisini bir kardinale götürürler. Adam ısrar eder.
– Sizinle değil, doğrudan Papa ile ve yalnız görüşmek istiyorum.
Sonunda adamı Papa’nın huzuruna çıkarırlar.
Ama adamın ne istediğini merak edenkKardinaller kapının dışında kulak kesilmiş içeriyi dinlemektedirler.
İçeride sesler yükselmiştir.
Adam :
– 1 milyar dolar.
Papa :
– Olmaz.
– 2 milyar dolar.
– Hayır.
– 5 milyar dolar.
– Hayır.
Adam kapıyı çarpar, hışımla uzaklaşırken kardinaller içeri koşuşur.
– Sayın Papa, 5 milyar dolar muazzam bir para. Düşünün bu para ile kaç katedral, kaç kilise yapılır, dünya üzerine kaç misyoner gönderilirdi. Parayı niçin kabul etmediniz?
– Ne yani? Her duadan sonra Amen yerine Coca Cola mı deseydik?


NE ZANNETTİN

Bir gün Temel’le Dursun yabancı bir ülkeye giderler. Dursun caddelerin genişliğinden, binaların yüksekliğinden başı dönmüş şekilde etrafına bakınırken, çok bilmiş Temel büyük bir gökdelen gösterir Dursun’a.
– Bak, der. Burası dünyanın en yüksek binası. Burdan atlarsan yere ancak 3 gün sonra düşersin.
Dursun:
– Ölür müsün peki?
– Çok safsın arkadaşım, demiş Temel. Ne zannettin, insan 3 gün aç susuz yaşayabilir mi?


DÜKKAN

Kayserili’nin bir ölüm döşeğindedir.
Elini güçlükle kaldırır
– Sevgili karım, burda mısın? diye sorar.
– Burdayım hayatım, der karısı.
Kayserili bu kez
– Oğlum Mehmet burda mısın? diye sorar.
Mehmet koşa koşa yatağın başucuna gelir:
– Burdayım babacığım, der.
– Ahmet, sen de burda mısın oğlum? diye sorar Kayserili.
– Evet, babacığım, der Ahmet.
Son bir gayretle:
– Kızım Perihan, sen de burda mısın? diye sorar Kayserili.
Perihan ağlayarak:
– Burdayım babam, hiç yanından ayrılmadım ki, diye cevap verir.
Bu cevap üzerine canını dişine takan Kayserili son sözlerini söylemek için tüm ailesinin yaklaşmasını işaret eder ve:
– Allah sizi bildiği gibi yapsın, der. Dükkanın başında kim duruyor o zaman!


DOĞANIN YENGESİ

Temel ağaç kesmek için ormana gitmiş. Her zaman gittiği yerin aksi yönünde çok daha iri ağaçların olduğunu görüp o tarafa gitmiş. Baltasını bilemiş, başlamış gözüne kestirdiği ilk ağacın köküne balta sallamaya.
Tam o sırada orada piknik yapmakta olan bir çevreci grup Temel’in ağaç kestiğini görüp Allah yarattı demeden başlamışlar pata küte vurmaya.
Çevreci grubun elinden canını zor kurtaran Temel neredeyse sürünerek köyüne gelmiş.
Onu kan revan içinde gören Dursun:
– Ne oldu sana böyle Temel’im, demiş. Kim soktu seni bu hale?
– Ormanda ağaç kesiyordum, diye yanıtlamış Temel. Ansızın kadınlı erkekli bir kalabalık etrafımı sardı. Doğanın yengesini bozmuşum diye dövdüler beni. Halbuki ne Doğan’ı tanırım ne de yengesini!