Paylaş

Merhaba Perfect Gazete okurları,
Bu ayki yazımın konusu Kilis’te kadınlar arasındaki adetler.
Sizlerle Gaziantep’in Kilis ilçesinde kadınlar arasında gözlenen bazı adet ve ananeleri paylaşmak istedim

Sefer ayında yola çıkmak, ev temizlemek iyi sayılmaz
Zilkade ayında (Hicri takvime göre yılın 11. ayı) nikah kıymak uğurlu olmaz
Cuma günü ev süpürmek, hamur yoğurmak gibi işler iyi sayılmaz
Muharrem ayında (Hicri takvime göre yılın 1. ayı) sürme çekmek iyi değildir
Pazartesi ve cuma günleri çamaşır yıkamak iyi değildir
Çarşamba günü kan aldırmak iyi değildir
Cuma günü yolculuğa çıkılmaz
İki lohusayı 40 güne kadar birbirinin yanına sokmazlar
Lohusaya al basar diye renkli elbise giydirmezler
Çocuk ilk önce üst dişlerini çıkartırsa uğursuz sayılır. Böyle olursa, bu çocuğu birisi damdan atar, birisi de tutar. Buna da ‘damdan atma’ derler
Zayıf çocuğun gürbüzleşmesi için çocuğu çift demiri ile tartarlar
Lohusanın başucuna bir soğan, bir sarımsak ve bir ekmeği süsleyip asarlar. Bunlar kırkıncı güne kadar kalır. O gün lohusa hamama giderken sokak kapısında ilk adımını soğan ve sarımsağın üzerine atar, ekmeği de bir köpeğe verirler
Lohusa odasına memleket dışından gelmiş misafirleri, yeni öğütülmüş unu ve sıcak ekmeği sokmazlar
Küçük çocuklar yeni diş çıkardıkları zaman bir kalburun içine oturtulup, etrafına kitap, ayna, tabak gibi eşyalar dizilir. Çocuk bunlardan hangisini alırsa gelecekte onunla ilgili bir meslek seçeceğine inanılır
Değirmenden yeni gelen undan ilk yapılacak ekmeği, yiyenlerin sabırlı ve kanaatli olması için köpeğe verirler
Yolda giderken önünden tavşanın geçmesi ve baykuşun ötmesi bir zarara işarettir
Köpek uluduğu zaman bir zarara işarettir
Nişan yüzüğünü mesut ve talihli bir kadın takar
Bir kızın nikahı kıyılacağı gün saçlarını dağıtarak aynaya bakması ve kuşağını sökmesi adettir
Gelinlik zamanı geçmiş kızların bahtını açmak için cuma namazından ilk çıkana bir kilit açtırılır
Gelinin zifaf akşamı için hazırlanan tuvaletini mutlaka bir dul kadın yapar
Titiz ve asabi kocaların kunduraları altına katrandan bir haç resmi yaparlar ve kendisine tütsü verirler
Kıza görücü gidenler, işte soğukluk olmasın diye orada su içmezler
Romatizma ve sinir gibi rahatsızlıkların okunmakla geçeceğine inanılır
Kulak çınladığı zaman birisi tarafından anıldığına inanılır
Haberci denen böcek geldiği zaman bir haber geleceğine inanılır
Bu konuda referans olarak Boğaziçi Üniversitesi’nin “Folklora doğru” dergileri alınmıştır