Paylaş

Size giderek daha sık görülen bir tablo çizmek istiyorum. 18 yaşında bir genç hastanenin acil servisine geliyor. Nefessiz, kusuyor ve başı dönüyor. Giderek nefessiz kalan genç yoğun bakıma alınıyor. Coronavirus testi yapılıyor ama bir şey çıkmıyor. Herkes giderek çaresiz bir şekilde nedenini bulmaya çalışıyorken birisi gencin çantasının içine bakılıyor ve içinden Juul çıkıyor.


Şu an “Juul nedir yaa?” diye düşünüyorsanız, okumaya devam edin. Çünkü bu örnek gibi yüzlerce genç, her sene Kanada ve Amerika’da hayatını kaybediyor. Ölümleri birbirine bağlayan şey de hep Juul gibi cihazlar oluyor.
Juul bir vape, yani e-sigara markasıdır. Araştırmalara göre lise öğrencilerinin üçte biri bu ürünleri kullanmaya başladı ama ben liseye giden hastalarımın hemen hemen hepsine soruyorum ve şimdiye kadar her biri bana okuldaki kişilerin %50 ila %80’i vape yapıyor dedi. Yani bence araştırmalar kesinlikle kullanıcıları az gösteriyor.
Vape ya da e-sigaraları, sigaranın yerine geçen bir ürün gibi düşünmek hatadır. Çünkü bunlar aslında bir tüketim platformu. Çocuklar bunların içine nikotin, marihuana, ve başka maddeleri katıp içebiliyorlar.
Son iki senede başta “Juul” olmak üzere bir çok marka yoğun pazarlama programları sonucu popüler oldu. Hatta Juul O kadar popüler oldu ki artık “vape yapalım” demek yerine “Juul’layalım” denilebiliyor.
Bu ürünler özellikle lise öğrencileri dersin içine sokabilsinler diye tasarımlanmıştır. USB belleğine benziyorlar, hatta bilgisayarın içine sokulduğu zaman USB gibi çalışıyorlar. İçildiğinde binlerce çeşit tat değişikliği yapılabiliyor ve kullanıcı içine çektiği zaman istiyorsa hiçbir duman çıkmasın diye ayarlayabiliyor. Bu nedenle bazı derslerde öğretmen fark etmeden içenler bile oluyor. Şirketler daha fazla satılsın diye pazarlama kampanyalarını sürdürüyorlar. Mesela vape ile bulut şekillendirme yarışmaları yapıyorlar, VaprWear diye vape’lerin kolay saklanması için gizli cepli giysiler üretiyorlar, ve hatta çeşitli şeker veya çikolata paketlerine benziyen vapeleri saklamak için yaratılan “sauce”(Türkçesi sos) satılıyor.
Bunlar birden bire öğretmenlerin ve okul müdürlerinin en büyük çilesi oldu.

Peki buraya nasıl geldik? Ve sigaradan daha az zararlı değil mi? Sorun ne?
Genel olarak e-sigaraların tütünlü sigaralara göre bazı yönlerden daha az zararlı olduğu kabul ediliyor. Fakat bir çok genç daha az zararlı dendiği zaman sanki zararsızmış gibi algılıyor. Yapılan araştırmalara göre e-sigaralar tütünlü sigaraya göre çok daha fazla bağımlılık yapıyor. Üstelik bir çekişte daha çabuk nikotin veriyor ve bu miktar kullanıcı tarafından daha da fazla yükseltilebiliyor. Yukarıda bahsettiğim binlerce tat opsiyonu da kullanıcının en sevdiği ve kendisine en fazla bağımlılık yaratabileceği tadı bulup kullanmasını sağlıyor. Bunlar artık o kadar yaygın oldu ki, marketlerde cips gibi yaygın ve ucuz bir şekilde satın alınıp kullanılabiliyor.
Vapelerin en ürkütücü yanı tabii ki bu ölümler. Araştırmacıların şimdilik en şüphelendiği madder E vitamini ve gliserin. Bunların ikisi de bir yağ türü ve nikotin veya marihuana kolay içilebilsin diye vapelerin bazılarının içine ekleniyor. Tabi vücut normal bir durumda akciğerlerinde yağ ile karşılaşmadığı için bunu yabancı bir madde olarak görüyor. Bu parçacıkların etrafını sarmaya çalışıyor ve giderek daha fazla yara dokusu salgılayıp parçacıkları sarıp şişme yaparak akciğerlerdeki hava için olan yerleri gittikçe azalıyor ve kullanıcı nefessiz kalıyor. Yazmak bile nefessiz bırakıyor beni!
Peki belki çocuğunuzun Juul kullandığını öğrendiniz ya da kullandığına dair şüpheniz var. Bunu nasıl değiştirebiliriz?
Araştırmalara göre sadece iyi bilgi edinmek verdiğimiz seçeneklerimizi değiştirmiyor. Aynı büyüklerin kötü beslendiği, otoyolda hız yaptıgı ve güneş kremi kullanmadığı gibi, çocuklarımız da bazen bile bile kendilerine zarar verebiliyorlar.
Buna sinirlenmek ya da sigaraların zararlarını listelemek yerine merak ve anlayış ile başlamayı düşünebilirsiniz. Mesela “E-sigara hakkında ne düşünüyorsun? Kullanan tanıyor musun?” diyebilirsiniz. Çocuğunuzun tepkisi size konuşmanın nasıl gideceğini belirtir. Mesela “denedim ve iğrenç” cevabı “denedim ve bence sorun değil” gibi bir cevaba göre konuşmayı farklı yöne doğru itebilir. Ayrıca gençlerimizin bu konu hakkında ne düşündüğünü sormamız onların bize sonra bu konu hakkında bizim ne düşündüğümüzü sormasını sağlayabilir.
Bu kadar tehlikeli bir ürün konusunda ne kadar kendi düşüncelerimizi belirtmek istesek de çocuklarımızın bu konu hakkında zaten kendileri iyi ya da kötü tecrübe edinip düşünceleri olabileceğini bilmekte fayda var.
Sadece kötü yönlerini konuşmak çocuklarımıza “beni anlamıyor” diye düşündürüp bazen ters tepki yaratabilir. Onun yerine çocuğunuzun niye vape sevdiğini öğrenip, çocuğunuzu anladığınızı kendisine hissettirdikten sonra zararları hakkında konuşmak daha kolay olabiliyor.

Zararlarını anlatırken en önemlisi onları sevdiğinizi hatırlatın ve iletişim kanallarını açık tutun. Ne kadar ergenlik çağında kavga olsa da gençler anneleri ve babalarının kendileri hakkında ne düşündüğüne önem veriyorlar ve iletişim kanalları açıkken daha az risk alıyorlar.
Herkese bol şans. Daha fazla desteğe ihtiyacınız varsa, aile hekiminiz ile de bu konuyu konuşabilirsiniz.