Paylaş
İnsanlara ne öğretmek isterdin?
“Sahte insan olmasınlar. Çünkü ne yaparsan, iyilik olsun, kötülük olsun, dönüp dolaşıp seni bulur.”


Merhaba kızlar.
Merhaba
Sizi tanıyabilir miyiz? İpek’le başlayalım.
Benim adım İpek. Ben 13 yaşımdayım. 8. sınıfa gidiyorum. Ben sporları severim. En sevdiğim futbol ve voleybol. Yüzmeyi severim ve benim hayallerimden bir tanesi piano ve gitar çalmak. Çünkü bence müzikle olmak çok güzel bir duygu. En yakın zamanda da Paris’e gitmek istiyorum.
Ne var ki Paris’te hemen gitmeni gerektiren?
Filmlerde, dizilerde, fotoğraflarda herkes Paris’e gidiyor. Bence çok güzel. Arkadaşlarımla Eyfel Tower görmek istiyorum. Onlarla gezmek istiyorum, azcık alışveriş yapmak istiyorum.
Süper fikirmiş.


Deniz, seni tanıyabilir miyiz?
Şimdi benim adım Deniz.
Başka zamanlarda da Deniz mi?
Evet.
Gülüşmeler…
Ben 8 yaşımdayım ve 3. sınıfa gidiyorum. Ve benim en sevdiğim sportslardan bir tanesi, yani sports demiyelim ama gymnastics ve yogaya gitmek istiyorum. Ve aynı zamanda da benim hayalimde America’s Got Talent yarışmasına gidip gymnastics yapmak istiyorum. Zaten Amerika’ya da gitmek istiyorum. İkisi de birbirinin içinde olduğu için olur. Bi de Havai var.
Bir kursa falan gidiyor musun?
Kurs gitmek için gittik, hangilerine gitçeğimizi karar veriyoruz şimdilik.
Anladım. Kanada’ya ne zaman geldiniz?
İpek: 5 sene olacak.
Sohbet etmeye başlamadan önce Türkçemiz iyi değil diyordunuz, ama gayet güzel anlaşıyoruz.
Deniz: Ben dizilerden çok öğrendim. Çünkü ben dizileri seven bir kişiyim.
İpek: Ben zaten Türkçe biliyorum ama okulda hep İngilizce konuşunca bazen unutuyorum.
İngilizceyi nerden öğredendin?
İngilizce okuldan öğrendim, çevreden öğrendim. Bazı Türk arkadaşlarım vardı, onlar da bana yardım etti. Evde de Türkçe konuşuyoruz.
Peki İngilizce öğrenmek senin için zor muydu?
İlk başta korkuyodum. Çünkü herkes anlamadığım bir dilde konuşuyor, hiçbir şey anlamıyosun. Yani ne yapmaya çalışıyosan onu da anlatamıyosun. Ben sanırım 6-7 ay içinde böyle anlamaya, konuşmaya başladım. Ondan sonra daha da güzel olmaya başladı.
İlk neler öğrendiğini hatırlıyor musun?
Ben ilk renkleri biliyodum. Bi de böyle ‘Hi’, ‘How are you’ gibi başlangıç cümleleri biliyodum sadece. Ben geldiğim yaşı beğeniyorum. Ama daha da erken gelsem daha da iyi olurdu belki. Ama herşey çok güzel şimdi.
Deniz: Yani ben de bişey söylesem olur mu?
Olur.
Ben baby kindergarden’dan başladım. Yani ben İpek’ten daha çok sınıfa gittim.


Anladım. Bu arada okulda göçmen olmakla ilgili bir sorun yaşadınız mı?
İpek: Bilmiyorum.
Göçmenlik ne demek biliyor musunuz?
İpek: Hayır.
Peki okulundaki insanlar başka başka yerlerden mi gelmişler İpek?
İpek: Çok sormadım. Ama ço insanlar var. Çok küçükken daha bikaç aylıkken buraya gelenler var, burda doğanlar var, ailesi çok eskiden buraya gelenler var. Yani herkes değişik.
Herkesin başka yerlerden gelmiş olması okulda aldığınız eğitimi etkiliyor mu?
İpek: Yoo.
Keyifli konulardan konuşalım isterseniz. Şimdi tatil geliyor ya, siz bir kutlama yapacak mısınız?
Deniz: Yani ben bu sene ailemle yılbaşında yemek yemek istiyorum ve annem de evet dedi. Değişik süsler almaya gidiyoruz. Ben zaten istediğim 3 hediyeye de karar verdim. Bir tanesini İpek alıcak, bir tanesini babam alıcak, bir tanesini de annem alıcak. Ama babam diyo ki çekiliş yapsak daha doğru olur. Böylece herkesin bir hediyesi olur. Ama ben hepimiz yapalım istiyorum.
Yani bu durumda sen de ailendeki herkese birer hediye alacaksın?
Evet. Ama benim çok param yok. Ama benim istediğim hediyelerden bir tanesi Squishy, bir tanesi Moj Moj, bir tanesi de American Girl Dolls.
Hediye tercihlerin çok güzelmiş Deniz. Peki sen ailene nasıl bir hediye almayı planlıyorsun? Mesela annene ne alırdın?
Annemin giysi tarzını biliyorum ama hediye olarak ne istediğini bilmiyorum. Annem bir tane tüylü bi lamba beyenmişti, belki onu alırdım.
Peki babana?
Babamın o kadar seveceği bişey yok.
Nasıl yani?
Yani her sene ona saat ya da gömlek almıştık, ikisini de sevmemişti.
Bence sevmiştir de belki daha yaratıcı olmanızı beklemiştir. Yani illa ki parayla alınan şeyler olmayabilir.
Yani ben babamın tarzını bilmiyorum. İpek biliyor mu emin değilim.
Anlıyorum. Sanırım babalara hediye almak biraz zor. Anne olsa daha çok seçeneğin var.
Ama çocuklara daha çok şey var. Giysi var, takı var, oyuncaklar var. Ondan sonra bazı kişiler make up seviyor.
Sanırım o bazı kişiler senin gibi kişiler Deniz.
Gülüşmeler…
İpek’e ne almak istediğini sormadım.
Yani İpek tüylü şeyler sevdiği için ona bir tane tüylü carpet gibi şey alırdım. Ama olmazsa da ben ona söyledim zaten onun sevdiği güzel kokan mum alıcam.
Bu İpek için büyük bir sürpriz olacak tabi.
Gülüşmeler…


İpek’cim senin aklında neler var?
İpek: ben anneme çok istediği bir saati alırdım. Uzun zamandır istiyor. Ben ona başka bi tane saat almıştım. Onu da beyeniyo ama biliyorum aklı diğer saatte. Anneme istediği saati alırdım. Hem onu alırdım hem de yanına böyle küçük bir parfüm ya da büyük bi parfüm, hangi kokusunu severse. Çünkü annem çok parfüm sevmiyo. Ben hastasıyım ama o çok sevmiyo. Ama bence saat ve parfüm çok güzel bir kombo olur.
Süper. Peki babana?
Çoook zor.
Gülüşmeler…
Yani babamın böyle hediyeye ihtiyacı yok.
Eminim. Ama zaten ihtiyacı var diye hediye almıyoruz ki, sevdiğimiz için alıyoruz.
Evet, bu doğru. Babamla beraber gidip onun sevdiği kıyafetler alırdım. Saat olsun, kıyafet olsun gönlünün beyeneceği birşey alırdım babama.
Deniz: Ama bence babam kıravat sevmiyo.
Eveeet, en zor soruya geldik İpek. Deniz’e ne alırdın?
Gülüşmeler…
İpek: Deniz oyuncak delisi. Bir de Deniz daha küçük ama makyaj çok seven bir kız. Çocuklar için makyaj kitleri var.
Onlar zararlı değil mi?
Deniz: Bence vermiyolar.
İpek: Aslında bazıları veriyor. YouTube’da falan izlediyseniz görmüşsünüzdür. Ama bazılarına organik diyorlar, ya da meyvalardan yapılmışlar. İşte makyaj alırdım. Olmazsa Deniz’in bir kaç aydır çok istediği bir oyuncak var. Çünkü arkadaşlarında görüyo, beyeniyo, istiyo.
Anladım. Peki kızlar bütün bu hediye olaylarının arkasındaki ana fikir ne sizce?
Deniz: Bence bazı kişiler bayramları seviyo. Ama zaten sadece yılbaşında hediye alıyosun bir de doğumgünlerde. Zaten herkes hediye sever.
İpek: Bence de güzel birşey. Sevdiğin insanları mutlu etmek için para biriktiriyosun. Hediyeyi verince onu mutlu görmek için bekliyo. Bence hediye vermek o kişiyi ne kadar sevdiğini ve senin için ne kadar önemli bir insan olduğunu anladığını gösteriyo.
Çok güzel. Fakat aklıma birşey takılıyor. Ya paran yoksa; o zaman sevgini gösteremz misin?
Deniz: Yani göstermenin bir yolu da var. Tabiki içindeki duyguları söyleyebilirsin.
İpek: Belki elindeki şeylerle bir şey yapmaya çalışırsın. Not yazarsın, sabah kahvaltı hazırlarsın.
Beğendim bu fikirleri. Hem güzel bir sürpriz de olur.
İpek: Evet, ben sürprizleri seviyorum. Bir keresinde babam bana ve ailemize Wonderland biletleri almıştı. Çok mutlu olmuştum.
Deniz: Ama tek sorun İpek büyük olduğu için her şeye binebilir. Beni bindirmediler.


Bir ablanın olmasının en güzel tarafları neler Deniz?
Bana yemek verebilir.
Peki kötü tarafları?
İpek benden önce doğduğu için büyüklerin yapabildiği her şeyi yapıyo.
O zaman bir de İpek cevap versin, küçük kardeşinin olmasının güzel yanları neler?
Güzel tarafı küçük de olsa evde seninle konuşacak birisi olması. O seni güldürür, sen onu güldürürsün.
Kötü tarafları?
Kız ya da erkek seni hep rahatsız eder. Eğer kızsa senin istediğin herşeyi ister. Seninle her yere gitmek ister. Eşyalarını kırar. O ağlayınca da annen baban sana kızar.
Peki Deniz, ablandan neler öğrendin?
Ondan şarkılar, dans öğrendim.
Sen ona birşey öğrettin mi?
Ben küçük olduğum için İpek beni dinlemez.
Sen sadece İpek’e değil, herkese bir şey öğretseydin ne öğretirdin?
Ben derdim ki, en iyisini yapsınlar. Mesela ben America’s Got Talent kazansam para önemli değil, onu kazanmak isterdim. İstediğim için ve çok sevdiğim için. Kazanamasam bile orda kazanmaya çalışırdım. O kişiler beğenmiyosa bile annen baban beyeniyosa yine iyi. Annen baban da yoksa hala bir kişi beyeniyosa yine yeterli, çünkü yine sevgi oluyo.
Sen insanlara ne öğretmek isterdin İpek?
Kendileri başka bir insandan sinirlerini çıkarmasınlar. Başka birisine kötü davranıp, arkasından iş çevirip, sahte insan olmasınlar. Çünkü ne yaparsan kötülük olsun, iyilik olsun, dönüp dolaşıp seni bulur. Bence senin hakkında güzel konuşmaları daha iyi birşey. Kötü olma, başkalarına da kötü davranma. Emin ol ki sen ne yaparsan sana döner.
Peki neyi çok iyi yapmak isterdin?
Dans etmek çok isterdim. Kendi danslarımı yapıyorum. YouTube’dan açıp onları yapmaya çalışıyorum. Birkaç arkadaşımla grubumuz olsaydı ve dans etseydik çok mutlu olurdum.


Kızlar okul durumu ne?
Deniz: Eğer okula gittiğinde o kişileri sevdiysen güzel oluyor. Ben yeni okula başladım ama biraz zor.
Yeni bir okula başlamanın nesi zor ki?
Yani bazı kişiler sınıftan içeri girmek için korkuyo. Çünkü herkes ona gülebilir falan. Bir de bazı kişiler seni seviyo gibi yapabilir ama gerçek arkadaşın değil.
Gerçek arkadaş nasıl olmalı?
Beni çok bilir o kişi. Bazen sinirlense bile, mesela bir oyunda, onda bir sorun yok. Hala senin arkadaşın o kişi. Ama çok önemli bir durumda sana siirlense ve seni yalnız bıraksa o zaman gerçek arkadaşın olmaz ve aynı zamanda sevgiden anlıyorsun zaten.
Sen iyi bir arkadaş mısın?
Yani, evet.
Ya sen İpek?
Ben iyi bir arkadaşım. Ben kavga başlatmam. Birisi bana kötü birşey söylese teşekkür edip geçiyorum.
Peki bullying durumuyla karşılaştın mı?
Oldu. İngilizce öğrenirken aksanım vardı. Arkadaşlarım aksanımın komik olduğunu söyleyip gülüyolardı bana. Tabi onlar da başka bir ülkelerden gelmiş. Onlara bişey diycek kadar İngilizcem vardı ama kavga başlatmak istemedim.
Deniz: Ben İpek gibi böyle gülüp geçmiyorum. Benim içimde kalıyo ve sonra İpek’e söylüyorum ya da babama söylüyorum. Onlar da bana yardım ediyolar.
Sizce niye insanlar birbirlerine bully yapıyorlar?
İpek: Bence kendi hayatlarında kötü birşey oluyor. Üzülmüş oluyorlar ve başka birisinin üstünden çıkarmak istiyorlar. Onlara kötü davranarak ya da onlara isimler takarak gülüp geçmeye çalışıyorlar. Ama aslında onlara hiç yardım etmiyor, sadece zaman kaybı oluyor.
Sizce çocuklar bullying olmaması için ne yapabilirler?
Deniz: Ben bunun kötü olduğunu anlıyorum ama ne yapmak gerek yollarını bilmiyorum. Belki konuşabilirsin. Dersin ki sen güzel sanıyorsun ama bazı kişiler üzülüyor.
Çok mantıklı.


Bu güzel sohbet için ikinize de teşekkür ederim.