Paylaş

Bir deneysel proje olarak beş yıl önce ortaya çıkan ‘İçinden Şarkı Geçen Romanlar’ sahne gösterisi kitap ve müzik severleri yan yana getirmek, bir anlamda söz ve müzik sanatını bir arada sunmak fikri benim için heyecan verici oldu.

Müzisyen arkadaşım Mehtap Meral’in önerisiyle romanlarımın içinde geçen şarkı ve türkülerden bir repertuvar hazırladık. Etkinliğin isim babası müzisyen Sinan Gürsoy oldu. Biliyorsunuz bir karakteri tercihleriyle: yedikleri, içtikleri, arkadaşları, kıyafetleri, alışkanlıkları, okuduğu kitaplar kadar dinlediği şarkılarla da tanırız. Cep telefonlarımıza seçtiğimiz melodi bile ciddi karakter ipucudur. Bu bakımdan her roman karakterinin bir müziği de vardır. ‘İçinden Şarkı Geçen Romanlar’ı ilk kez Kadıköy Belediyesi’nin desteğiyle açık havada Moda Pakı’nda yaptık. Romanlarımdan okuduğum bölümlerde geçen şarkı ve türküleri Mehtap Meral ve orkestrası seslendirdi. Etkinlik sevilince turneye çıktık. Çanakkale Belediyesi’nin kültür etkinliklerine katıldık.

Geçen ay Toronto’da yaşayan Türk-Kanadalıların 25 yıllık Ankara Kitaplığı’nın davetiyle ‘İçinden Şarkı Geçen Romanlar’ı Torontolu müzisyen arkadaşlarla yaptık. Bu etkinliğin bilet geliri ÇYDD’ye gönderildiği için anlamı da büyük oldu.

Disiplinlerarası çalışmaların artık sanatsal günahlar(!) olmadığı bir dönemde yaşıyoruz. Aslında insanlık tarihinin harfler, notalar ve sayılar üzerine kurulduğunu ve bunların birbirlerinden ayrılamaz olduğunu da akılda tutmak iyidir.

Buket Uzuner

16.03.2018 tarihli Birgün Gazetesi Birgün Kitap köşesinden alınmıştır.

https://www.birgun.net/haber-detay/icinden-sarki-gecen-romanlar-208157.html