Paylaş
Young pregnant woman exercise with weights. Unrecognizable person. [url=https://www.istockphoto.com/search/lightbox/9786766][img]https://dl.dropbox.com/u/40117171/sport.jpg[/img][/url]

Sayın okuyucular, bu yazımda hamileler, hamile kalmak isteyenler ve bu kişilerin ailelerine sesleniyorum.
Hamile hastalarımdan en çok aldığım sorulardan biri hamileyken egzersiz yapmanın doğru olup olmadığı sorusudur. Bu soruyu neredeyse hamile olan her kadının düşünmesi de aslında gayet normal. Çünkü hamileyken vücudumuz neredeyse bize “egzersiz yapma!” diye sinyal veriyor. Sırt ağrısı oluyor, mide bulantısı oluyor, yorgunluk oluyor… Bütün bunlar yetmezmiş gibi, eminim, geleneksel olarak aile fertleri yüzbinlerce senedir “Aman kızım sen istiraat et!” diye hamile olanlara koruma amaçlı tavsiyelerde bulunurlar. Hatta son senelere kadar doktorlar bile bu tür tavsiyelerde bulunuyorlardı. Fakat 1985’den bu güne neredeyse 600 kadar araştırmanın sunucunda bu mantığın aslında yanlış olduğu ve hamilelik sırasında egzersizin faydalı olduğu ortaya çıktı.
Bugünkü yazımda egzersiz ve hamilelikle ilgili bazı korkularımızı ele alıp bunlar hakkında yapılan araştırmaları paylaşacağım. Sonra da Toronto civarında hamile kadınlar için egzersiz i̇mkanlarından biraz bahsedeceğim.
En büyük korkulardan biri belki de egzersiz sırasında karın kaslarını ya da vücudu zorlamanın bir şekilde rahime yüksek basınç yapıp bebeğin erken doğmasına ya da bir şekilde zarar vermesine sebep olma korkusudur. Tastamam bu durumu ele almak için 2012’de ABD’de 1647 kadının katıldığı bir araştırma yapıldı. Bu araştırmada hamile kadınları ağır egzersiz yapan ve egsersiz yapmayan olarak iki gruba ayırdılar. Sonuçlarda hem ağır egzersiz yapan grubun bebekleri tahmin edilebildiği gibi daha az kiloluydu, hem de ağır egzersiz yapan annelerde daha az erken doğum görüldü. Yani ekzersiz yapmanın bebeğin daha çabuk doğmasına yol açmadığı görüldü.
İkinci sıkça duyduğum bir korku da egzersiz sırasında ya da egzersiz sonrasında kan basıncında ortaya çıkan değişiklikler yüzünden bebeğe giden kan miktarının düşmesidir. Bunu da yine 2012’de çok enteresan bir araştırmada incelediler. Bu araştırmada sıkça egzersiz yapan ve hiç egzersiz yapmayan annelerin bebeklerini daha bebekler annelerinin karnında iken ultrason yaparak karşılaştırdılar. Bebeğe giden kan miktarını ölçtüler ve hiç bir değişiklik görmediler. Hatta doğumda ya da doğduktan sonra dahi bebeklerin ağırlıklarında dikkate değer bir fark görmediler.
Belki sizler de şu an benim bütün bunları duyduğumda düşündüğüm şeyleri düşünüyorsunuzdur. Her egzersiz eşit değildir. Yani bir yanda yürüyüş yapmak vardır bir de Naim Süleymanoğlu gibi halter kaldırmak vardır. Bunu hamileyken yapmanızı önermiyorum, ama bunu da 2015’te İsveç’de araştırdılar. 92 tane hamile kadını alıp yarısına Spor Eğitmeni eşliğinde halter kaldırttılar. İnanır mısınz, bu iki anne gurupları arasında çekilen ağrı ya da doğumlarda bir değişiklik bulamadılar.
Bu konu hakkında yapılmış daha birçok araştırmaya girebilirim ama özetini hemen yazıyorum. İnsanların %99’u için egzersiz yapmak bebeğinizden besin çalmadığı ve idrar yollarında sıkıntıya yol açmadığı gibi, hatta doğum sonrası depresyonları bile önleyebiliyor. Hamile kalmadan önce ekzersiz yapmıyorduysanız bile, haftada 150 dakika kadar, hafif ya da orta derecede, egzersiz yapmanın çok büyük faydaları var.
Tabi herkesin bunları doktoruyla konuşmasını öneriyorum. Doktorunuz size onay verdikten sonra Toronto’da hamile kadınlar için bulunan bazı egzersiz imkanlarından da bahsetmek istiyorum.
Birincisi Toronto Yoga Mamas diye bir yoga stüdyosu. Burada özellikle hamile kadınlar için adapte edilmiş yoga dersleri veriyorlar. Beaches’daki bu stüdyo size uzak geliyorsa ya da ders zamanları bana uymuyor diyorsanız, yogaglo.com’u öneririm. Bu web siteden istediğiniz zaman ve istediğiniz yerde internet üzerinden ders alabilirsiniz.
Diğer önereceğim egzersiz imkanı da yüzme. Kanada’nın kışları çok soğuk olsa da, Toronto’nun neredeyse her yerinde belediyenin havuzları bulunmaktadır. Birdenbire bütün o ağırlığın suda hafiflemesi inanılmaz keyifli olabiliyor. Havuzlar ücretli olsa da Toronto belediyesinin “welcome policy” başvurusunu dolduran ilticacı yada düşük gelirli aileler senede kişi başına $250-$550’lık ücretsiz kullanma hakkından yararlanabiliyorlar. Diğerleri için de ücretler oldukça elverişli olabiliyor.
Bütün bunları okuduktan sonra daha fazla sorularınız olabilir. Aile doktorunuz ya da kadın doğum doktorunuza danışıp bir fizik aktivite planı yapmanızı öneriyorum.
Umarım hepiniz sağlıklı, keyifli ve egzersiz dolu bir hamilelik geçirirsiniz.
Şimdiden tebrikler!