Paylaş

Yeni yıla girdiğimiz bu ayki yazımda, sizlerle sağlığımız için çok önemli bir besin kaynağı olan ve mutlaka haftada en az 1-2 gün tüketmemiz gereken balığın faydalarından bahsetmek istiyorum. İzmir’de yetişmiş bir aile olarak balık, bizim sofralarımızın en vazgeçilmez besin kaynağıdır. Özellikle Toronto’ya Ege, Marmara, Akdeniz ve Karadeniz bölgesinden gelen vatandaşlarımızın, her ne kadar Çin marketlerinde ve bazı Yunan marketlerinde satılsa da, istediği lezzette ve tazelikte balık yemeye hasret kaldığını çok iyi biliyorum. Kanada’nın okyanus kıyısında yer almasından dolayı, özellikle Toronto’da daha çok Somon balığı yaygın olarak satılmaktadır. Ege, Marmara ve Karadeniz de yetişen deniz balıklarını (levrek, lüfer, hamsi, sardalya, çipura, mezgit, istavrit, palamut, çinekop v.b) bulmak oldukça zor olmaktadır. Ancak, Çin marketlerinde çipura (sea bream) ve levrek (sea bass) çok yaygın olarak satılmaktadır. Bazı Yunan marketlerinde ise sardalya (sardine) ve hamsi (anchovy) gibi balıklar, eğer erkenden gidip alabilirseniz veya önceden sipariş verebilirseniz , kolaylıkla bulabileceğiniz balık çeşitleridir.
Balık, zengin vitamin içeriği ve güçlü besin değeri bakımından hem çocukların hem de yetişkinlerin düzenli olarak tüketmesi gereken bir gıdadır. Yaşadığı denize ve mevsimine göre değişmekle birlikte özellikle kış aylarında taze ve çok çeşitli olan balık, haftada en az 2-3 gün sofrada bulunmalıdır. Beslenme ve Diyet Bölümü’nden Uz. Dyt. Özlem Tay (1), balığın, sağlığımız için bilinmesi gereken çok önemli 10 yararı olduğunu belirtmektedir.

1. BAĞIŞIKLIK SİSTEMİNİ KORUYOR
Özellikle mevsiminde tüketilen balık, içerdiği yağ asitleri sayesinde bağışıklık sisteminin güçlendirilmesi için son derece gerekli olan bir besindir. Balığın gribe ve enfeksiyonlara karşı
vücudu koruduğu, yapılan çalışmalarla kanıtlanmıştır. Özellikle sezonunda balık, haftada 2 kez düzenli olarak tüketilmelidir.

2. OMEGA3 DEPOSU
Balıkta, diğer hayvansal kaynaklı besinlerin aksine doymuş yağ yerine, doymamış yağ asitleri denilen omega3 yağ asitleri bulunur. Omega3, vücudun üretmediği ve en fazla balıkta bulunan son derece faydalı bir yağdır. Özellikle soğuk su balıklarından somon, uskumru, sardalye ve ton balığı omega3’ten oldukça zengindir. Omega-3; kalp ve damar sağlığını koruyucu özelliğinin yanı sıra gözde sarı nokta hastalığı riskini azaltır, kan şekerinin düzenlenmesine yardımcı olur.

3. ZEKA GELİŞİMİNE FAYDA SAĞLIYOR
Balık, iyottan zengin bir besin kaynağı olup zeka gelişiminde önemli rol oynar. Balık yiyen çocukların zeka puanlarında artış meydana geldiği ve öğrenme kabiliyetlerinin arttığı görülür. Özellikle gebeliğin ilk üç ayında düzenli balık tüketen annelerin bebeklerinde öğrenme, algılama ve bebeklik döneminde kavrama, tutma gibi el fonksiyonlarının güçlü olduğu saptanmıştır. Bebek ve çocuklarda zeka gelişimini destekleyen balığın bileşimindeki görme ve nörolojik gelişimin sağlıklı bir biçimde gelişmesinde son derece etkin rol oynar.

4. KALP SAĞLIĞINI KORUYOR
Balık tam bir kalp dostudur. Balığın içerisindeki omega3 yağ asitleri kötü kolesterolü (LDL) düşürürken iyi kolesterolü (HDL) artırır. Kandaki trigliserid yani serbest yağların düşürülmesini sağlar. Tansiyonu düşürerek kalp yetmezliğinden ve inme riskinden korur, kanın pıhtılaşmasını önleyerek akışkanlığını artırır.

5. KEMİKLERİ GÜÇLENDİRİYOR
Balık, kemikleri de güçlendirir. Özellikle de kılçığı ile yenilebilen küçük balıklar kalsiyumdan zengin olduğundan, kemiklerin güçlenmesini sağlar. Bu özelliği ile kemik erimesi sorunu yaşayanlar, menopoz dönemindeki kadınlar ve yaşlılar bol bol balık tüketmeleri önerilmektedir.

6. HÜCRELERİ ONARIYOR
Proteinler vücut için çok önemli besin kaynağıdır. Balığın da aralarında yer aldığı bazı besinler kaliteli protein yağlarını oluşturur. Protein, hücrelerin onarılması ve yeni dokuların yapımı için önemli göreve sahiptir. Bu yüzden protein bakımından zengin olan balık mutlaka tüketilmelidir.

7. DEPRESYONDAN KORUYOR
Yoğun iş temposu ve günlük yaşamın hareketliliğinde, sorunlar bazen üst üste gelebilir. Özellikle kişilik itibariyle yatkın olan bireylerde stres yerini depresyona bırakabilir. Yapılan çalışmalar, özellikle somon, uskumru ve ton balığı gibi yüksek oranda Omega3 yağ asitlerini barındıran balıkların depresyona karşı büyük fayda sağladığını ortaya koymaktadır.

8. DİYABET RİSKİNİ AZALTIYOR
Omega-3 gençlerde diyabet riskini önemli ölçüde azaltır. İnsülinin işlevini artırıp, Tip 2 diyabete karşı koruma sağlar. Bu nedenle diyabet hastalarının ve diyabet riski taşıyanların bol bol balık tüketmesi faydalı olacaktır.

9. ALZHEİMER RİSKİNİ DÜŞÜRÜYOR
İnsan ömrünün uzamasıyla birlikte çağın hastalığı olarak gittikçe daha sık görülen Alzheimer’a karşı haftada 2 kez balık tüketmek büyük önem taşır. Balık yağının ve Omega3 yağ asidinin faydalarından biri de Alzheimer riskini düşürmesidir. Alzheimer’ın yol açtığı hafıza kaybını önlemede güçlü bir silah olan balık, özellikle de buğulama ya da ızgara olarak tüketilmelidir.

10. EKLEM AĞRILARINA FAYDALIDIR
Omega3 yağ asitleri dokuların hasar görmesine neden olan mekanizmaların geri dönüşümünü sağlayarak anti-inflamatuar etki gösteren en güçlü besin bileşenlerinden biridir. Özellikle romatoid artrit hastalarında görülen eklem romatizmasının azaltılması ve mevcut ağrıların giderilmesinde balık tüketiminin önemli faydaları bulunur.
Tüm bu bilgilerden de anlaşılacağı üzere, balığın sağlığımız için çok önemli bir besin kaynağı olduğu ve mutlaka haftada en 1-2 kez tüketilmesi gerektiği bilimsel olarak ispatlanmıştır.
Tüm bunların yanında, balığın sağlığımıza maksimum düzeyde fayda sağlayabilmesi için taze ve mevsimine uygun olması da gerekmektedir. Kanada’ya yurt dışından (Akdeniz, Ege ve Karadeniz’e kıyısı olan ülkelerden) gelen Levrek balığının Eylül ve Ekim, Çipura balığının Ağustos ve Eylül, Sardalya balığının Haziran-Eylül ayları arasında ve Hamsi balığının da Kasım-Şubat ayları arasında en verimli olduğunu bilmekte yarar vardır. Peki alacağımız balığın taze olup olmadığını nasıl anlayabiliriz derseniz, işte size bazı tüyolar;
* Gözleri parlak, dışa bombeli dolgun ve şişkindir. Göz bebeği siyah ve ak tabakası şeffaf olur.
* Taze balığın derisi gergin, parlak ve ışık yansıması olur.
* Eti sıkı ve esnektir.
* Taze balığın solungaçları canlı kırmızı olur. Balık bayatladıkça bu renk değişerek solar.
* Taze balıkta doğal yosun ve deniz kokusu vardır.
* Taze balık suya bırakıldığında dibe çöker. Bayat balık suya atılınca dibe batmaz, ortada veya yüzeye yakın bir yerde kalır.

Tüm Perfect Gazete okurlarına, yeni yılın, sevdikleriniz ile beraber, sağlık, mutluluk, huzur ve başarı getirmesini diliyorum.

KAYNAKÇA:
1-Uzm.Dyt.Özlem Tay, “Balığın Bilinmesi gereken faydaları”
2-Timetürk, “Balık alırken nelere dikkat edilmeli?”