Paylaş


AYAKKABI
Temel bir gün ayakkabı almak üzere mağazaya gider. Mağazada yılan derisi, çok güzel bir ayakkabı gözüne takılır. Ürünü alır ve ödemesini yapmak için kasaya gider.
Cüzdanından para çıkarırken
– Fiyatı 43 liraydı sanırım, der. Kasiyer
– Ne münasebet! Elinizdeki ayakkabı gerçek deri ve çok kaliteli bir ayakkabı. Ama şanslısınız ki indirimli. Fiyatı da sadece 180 lira, der ve merakla sorar.
– 43 lirayı da nereden çıkardınız?
– Kutunun yanında ”Size 43” yazıyor da ondan!


ÇEŞNİCİ
Şarap fabrikasında çalışan emektar çeşnici emekliye ayrıldığında yenisi için ilan verirler.
Birçok başvuranı yeterince yetenekli görmedikleri için geri çevirirler. Derken perişan kılıklı, hal ve tavırlarından neredeyse ayyaş denilebilecek birisi işe başvurur. Fabrika müdürü biraz da alay etmek niyetiyle test etmesi için bir kadeh şarap verir.
Adam şarabı içer ve
– Kırmızı bir Muscatel. 3 yıllık. Kuzey yamaçta yetişmiş ve çelik bir varilde yıllanmış, diye cevap verir.
– Doğru, der müdür şaşkınlıkla.
Bir başka şarabı tatmasını ister.
– Kırmızı Cabarnet. Güneybatı yamaç mahsülü. 8 yıllık ve meşe fıçıda yıllanmış, der bu kez.
Bu doğru cevap üzerine iyice şaşıran müdür sekreterinin yanına gider ve bir bardak suya biraz idrar karıştırarak getirmesini ister.
– Bir de bu beyaz şaraba bak bakalım, der.
Bu son kadehi de tadan adam
– Sarışın, 26 yaşında ve 3 aylık hamile. Eğer yarın işe başlamazsam babasını da söylerim!


AYAK KOKUSU
Adamın birinin ayakları çok fena kokarmış. Bu yüzden neredeyse hiçbir arkadaşı kendisiyle görüşmüyormuş. Bir gün bir arkadaşını tiyatroya davet etmiş. Kabul etsin diye biletleri de kendisinin alacağını söylemiş.
– Peki, demiş arkadaşı. Yalnız ayaklarını iyice yıkamanı, temiz bir çorap giymeni hatta mümkünse yeni bir ayakkabı giymeni rica ediyorum.
– Peki, demiş adam.
Tiyatroya gitmişler. Yerlerine oturmuşlar. Oyun başlamış ama aradan daha 10 dakika geçmeden etraftakiler mendilleriyle burunlarını kapamaya başlamışlar. Bir yandan da bu kesif kokunun kaynağını arıyorlarmış.
Son derece utanan arkadaşı kızgınlıkla
– Hani söz vermiştin, diye bağırmış.
– Vallahi sözümü tuttum, demiş adam ve eklemiş.
– Hatta inanmazsın diye kirlileri de cebime koyup getirdim!


SEN İÇME
Adamın biri bara girer.
– Hey barmen bana bir içki, herkese benden bir içki. Kendine de al, diyerek coşkulu bir şekilde kadehini kaldırır.
Gece bitip sıra ödemeye gelince hiç parasının olmadığını söyler ve barmenden ciddi bir dayak yer.
Ertesi gece yine bara gelir.
– Hey barmen bana bir içki, herkese bir içki. Kendine de al, deyip yine kadehini kaldırır.
Gecenin sonunda yine ödeme için parasının olmadığını söylediğinde bu kez öncekinden de büyük bir dayak yer.
Üçüncü gece yine aynı bara gelip yine herkese içki ısmarlar. Fakat bu kez,
– Ama sen içme,der barmene.
Herkese içkisini veren barmen, niye kendisine ısmarlamadığını sorduğunda biraz da çekinerek
– Sen içince sapıtıyorsun!