Paylaş

En güzel özelliğin ne sence?
“İnsanları çok kolay güldürebiliyorum. Kötü bir gündelerse gülmek onlara iyi geliyor.”

Hoşgeldin Aleyna
Hoşbulduk.
Seni tanıyabilir miyiz?
Tabiki. 13 yaşındayım. En sevdiğim renk mavi. Mutfakta yemek yapmayı çok seviyorum.
Hmm…
Evet, daha çok pasta, tatlı türü şeyler yapmayı seviyorum.
Bunu bilseydim seninle daha önceden röportaj yapardım.
Gülüşmeler…


Bir ablam var.
Ablanla aranız nasıl?
Çok güzel. Arada sırada tartışmamız oluyor ama…
Tabi genelde sen haklı oluyorsun.
Tabi, bence öyle ama ablama sorarsak o da kendi haklı olduğunu düşünüyor. Ama çoğu zaman aramız çok iyi.
İnsanın bir ablasının olmasının nasıl avantajları var?
Çok güzel. Benim ablamla aramdaki yaş farkı biraz çok. Belki o yüzden ablam ikinci bir annem gibi. Birbirimizle çok yakınız. Arada sırada abla kız dışarı çıkarız, yemekler yeriz. Çok eğleniyorum ablamla.
Peki neler öğrendin ablandan?
Bana bir sürü hayat dersi filan öğretiyor. Böyle mesela okulda birşey olursa hemen ablama giderim, o bana ne yapıcağımı gösterir.
Mesela bir haksızlığa uğradığında ablan ne yapar?
Önce bana sorar okulla konuşmamı istermisin diye. Hep böyle beni mutlu yapmaya çalışır.
Böyle bir ablan olduğu için çok şanslısın bu durumda.
Evet

Aleyna, sen nerede doğdun?
Kanada’da doğdum.
Peki Kanadalı mısın?
Şey, ben kendimi önce Türk olarak görüyorum.
Okulunda kendini nasıl tanıtıyorsun?
Kanada’da doğmuş bir Türk olarak.
Bu arkadaşlarınla aranda sorun oluyor mu?
Onlar Kanada’da doğduysam Kanadalı olduğumu söylüyor.
Ama bu ayrımcılıktan olmuyor tabi.
Asla. Benim okulumda öyle şeyler olmuyor. Ben kağıt üstünde Kanadalıyım ama içimde Türküm. Ama biliyorum ki bir sürü çocuk var Kanada’da ayrımcılık gören, sadece Türk çocukları değil.
Mesela insanların ten renkleri yüzünden ayrımcılığa uğramaları çok kötü.
Evet. Bir de dinleri üzerinden var.
Hatta cinsiyet üzerinden de var.
Artık böyle zamanımızda herşey üzerinden ayrımcılık yapıyolar. Çok üzüntülü birşey ama gerçek bu artık.
Sanırım sen bunlarla başa çıkmayı öğrendin.
Bana çok olmadı. Olsaydı insanlara daha doğru yolu göstermeye çalışırdım.
Peki cinsiyet ayrımcılığı konusunda ne düşünüyorsun?
Kişisel olarak değil ama okulumda arada sırada görüyorum. İnsanlara anlatmaya çalışıyosun. Ama artık bu sadece bir erkeğin bir kadına söylediği birşey değil. Kadınlar kadınlara da çok haksızlık yapıyolar ve mesela hep diyoruz aaa kadınlara ayrımcılık oluyor ama onu gerçekten durdurmamız için kadınların birbirine destek olması lazım ve artık böyle sosyal medyada filan hep görüyosun, herkeste birbirini aşağılama var.
Her şeyden önce belirli vücut ölçüleri olmak zorunda. Herkes Barbie olmak zorunda.
Evet. Gerçekten artık bir insanın vücuduyla ve kendisiyle mutlu olması çok zor çünkü her yerde vücut ideal şeylerimiz var. Vücudun böyle olmalı gibi. Ama hiç doğru bulmuyorum. Ama bu akımın dışında kalmak çok zor.
Evet, katılıyorum. Çünkü mesela okullarda da oluyor, dışarda da oluyor. Mesela birbirini aşağılıyorsun, aa bu pantolon hiç güzel olmamış. Hep artık öyle var çünkü bu kafamıza kazınmış. Böyle görünmen lazım, böyle görünmüyorsan çirkinsin.
Yani demek istiyorlar ki problem sende.
Bence çirkinlik diye birşey yok. Herkes kendi yönüyle çok güzel. Ama tabi bunu ne kadar söylesen de şimdiki zamanımızda bir kadının hatta erkeklerin bile buna inanması çok zor. Sosyal medya o kadar büyüdü çünkü.
Sadece sosyal medyayı suçlamayalım bence. Çocukları büyürken orada olmayan anneler babalar da suçlu…
Evet, katılıyorum. Biraz böyle büyüdüğün yöntemde de problemler var. Arkadaşlarının da bir katkısı olabilir.
Peki Aleyna, senin sadece markalı kıyafetler giydiğinde güzel olacağına inanan bir kızın olsaydı ona nasıl anlatırdın?
Şey derdim… bir marka kıyafetin ve normal kıyafetin arasında sadece üstünde isim farkı var. Çoğu zaman aynı renk, aynı kumaş, aynı kesim bilmem ne, sadece marka değil.
Yani etiketi kapatınca arada bir fark yok.
Evet. Bir de derdim yani marka sana şimdi alsam, senin birkaç sene içinde zaten boyun uzuycak, zaten sığmıycaksın. O zaman ne gereği var. Bir de sorardım neden diye.
Çünkü o zaman arkadaşları onu daha çok sevecek.
Evet, arkadaşlarım çoğu marka pantolonlar falan giyiyorlar. Ama bence çocukken mesela ayakların hızlı büyüdüğü için marka almaya gerek yok.
Böyle yürüyen reklam tabelası gibi gezmek bana komik geliyor.
Evet.
Peki senin okulunda marka giymeyi umursamayan ama hala arkadaşlarının çok sevdiği insanlar var mı?
Benim okulumda kimse kimsenin yüzüne karşı söylemez. Ama arkadan konuşmalar olabilir.
Bence herkes doğruları biliyor ama yanyana gelince kimse doğruları söylemiyor.
Haklısınız

Aleyna, sence dünyadaki tüketim çılgınlığının sebebi nedir?
Yine sosyal medya. Aslında reklamlar. Yani bu sende varsa hayatın kolaylaşabilir ya da hayatını daha güzel yapar.
Bir yerde okumuştum, büyük şehirde yaşayan bir insan günde ortalama 3000 reklama maruz kalıyormuş.
Evet, müzik dinlemeden önce bile reklam var.

Çok ciddi konulardan bahsediyoruz. Biraz da keyifli konular konuşalım. Çok yakın arkadaşların var mı?
Evet, 2 tane.
Birbirinize gidip geliyor musunuz?
Evet, arada sırada.
Sleepover?
Yok.
Neden yok?
Yasak
Peki sadece sana mı yasak, yoksa arkadaşlarının aileleri de aynı durumda mı?
Birine yasak, diğerine değil.
Neden oluyor bu yasaklar sence?
Şimdi, anlıyorum neden yasak olduğunu… güvenmiyorlar.
O kadar çok sevdiğin bir insanı korumak için yanında değilsen dünyadaki bütün kötülükler aynı anda olabilir. Bunu da ancak ne zaman anlayacaksın?
Anne olunca
Gülüşmeler…
Evet, dünyada en çok kullanılan anne sözü. Aklına başka anne sözleri geliyor mu?
Mesela arkadaşlarım beni bir yere davet ederse annem de hayır derse ama neden annecim diye sorduğumda ‘sana güveniyorum, dışarıya güvenmiyorum’ der.
Bak bu da en klasik anne sözlerinden.


Okul dışında ne gibi aktivitelerin var Aleyna?
Dediğim gibi yemek yapmayı çok seviyorum.
Onun dışında birkaç ay önce karateye başladım.
Umarım seni kara kuşaklarla da görürüz.

Mutfakta olmayı sevdiğini söylemiştin. Aklında bir tarif var mı?
En çok yaptığım yaş pasta, bir de muzlu kek içinde çikolata filan böyle.
Tamam, senin özel tarifin bu anladığım kadarıyla. Peki bu işin bir püf noktası var mı?
Muz tadı gelmesi için 3 tane kararmış muz lazım.
Ama hiç kilolu değilsin.
Aslında ben tariflerde vanilya falan varsa şekeri biraz kesiyorum. Öyle daha sağlıklı.
Evet sağlıklı beslenmek çok önemli
Ama sadece sağlıklı beslenmek yetmiyor, bir de spor yapmak lazım.
Sağlık anlamında gelecek sana korkutucu geliyor mu?
İnşallah iyi olur diyorum sadece.

Gelecek demişken, gelecekle ilgili planların neler?
Daha ne olacağıma karar vermedim. Bir meslek seçersem insanlara yardım edebileceğim birşey olsun.
Peki nasıl bir hayatın olacağını hayal ediyorsun?
İnşallah mutlu bir hayatım olur tabiki. Ve sağlıklı
Mesela 10 yıl sonra ne olmuş?
Üniversite bitmiştir umarım. Masters başlamış olsun.
Nerdesin?
Okulum bitmişse Türkiye’de olurum.
Ne kadar para kazanıyorsun?
Mutluysam ve bana ve aileme yetecek kadar param varsa yeter. Ama çok para da olursa olur.
10 yıl sonraki sana bir not bırakırsan…
İnşallah okula gitmekten vazgeçmemişsindir.

En güzel özelliğin ne sence?
İnsanları çok kolay güldürebiliyorum. Kötü bir gündelerse gülmek onlara iyi geliyor.
Bunun için insanları iyi tanıyor olman gerek.
Evet, mesela arkadaşlarımın filan bir problemi varsa hep bana gelirler. Sabırlıyım, dinlerim. Sonra seni üzmiycek şekilde problemi çözmeye çalışırım.
Peki sevmediğin bir özelliğin ne?
Biraz inatçıyım. Mesela her yemeği yemiyorum.
Hangi yemekleri sevmiyorsun?
Patlıcan.
Eyvah, Türk mutfağının yarısı gitti.
Gülüşmeler…

Sence insanlar kötü alışkanlıklarından nasıl kurtulabilirler?
Bence gerçekten istemen lazım önce. Eğer anlamadıysan içinden gelerek yapmazsın. O zaman bıraksan bile tekrar geri dönersin.

Hayatta en güvendiğin insan kim?
Annem
Sizin evin patronu kim?
Yine annem. Çünkü hepimiz herşeyi anneme sorarız.
Çünkü en çok annen çalışıyor hepiniz için.
Peki evin küçüğü olarak senin durumun nasıl?
Annem babam o konuda çok düşünceliler, beni katmaya çalışırlar.
En küçükler genelde şımarık olur derler.
Ben çok şımarık olduğumu düşünmüyorum.

Annen ve baban nasıl insanlar?
Çok iyiler. Kimseyi kırmak istemezler, herkese yardım etmeye çalışırlar. Derler ki, sen de o durumda olabilirsin ve insanların sana yardım etmesini istersin.
Büyük bir ödül kazansan sevdiklerine neler alırdın?
Ablama saat, anneme kıyafet, babama da araba alırdım.
Annene kıyafet ve babana araba mı? Sence burada bir haksızlık yok mu?
Onların sevdikleri şeyler yani. Bir de onlara ev alırdım.
Peki kendine ne alırdın?
İhtiyacım olan herşeyim var. Sanırım birkaç tane yeni kıyafet alırdım.
Büyüdüğünde hala annen ve babanla yaşamayı düşünüyor musun?
Eğer kendi ailem olmamışsa tabiki. Sadece annem ve babam yaşlanmışlarsa ben de çok çalışıyorsam onlara yardım edecek birini işe alırdım.

Son soru Aleyna; sence yeni gelenler buraya nasıl uyum sağlayabilir?
Tamamiyle uyum sağlamak zor. Ama zamanla büyük sorunlar biter bence. Sevdikleri şeyleri yapmalılar. Mesela yemek yapmayı seviyorlarsa bir kursa gidebilirler. O zaman hem yeni şeyler öğrenirler hem arkadaşları olur.
Seninle sohbet etmek çok keyifliydi Aleyna. Teşekkür ederim.