Paylaş

Merhaba Perfect Gazete okurları…

Bu ayki yazımın konusu Alacahöyük ve civar köylerde düğün adetleri.
Alacahöyük, Çorum iline bağlı Alaca ilçesinin 15 km kuzeybatısındaki Hüyük köyündeki bir höyüktür. Bu höyükte dört ayrı kültür evresinden kalma 14 yerleşim ya da yapı katı saptanmıştır.

Höyük eski çağlardan kalma medeniyet kalıntılarının zamanla tabii olayların tesirinde kalarak meydana getirdiği yayvanca toprak tepe. Anadolu’da bu şekilde tepe halini almış birçok eski köy ve kasaba vardır. Bunlara halk arasında tünsü, tünsek, yöğecik, üyücek, çeçtepe, til, tel, pulur gibi çeşitli adlar verilir. Bu adlar yalnız dış görünüşe bağlı olarak verilmiştir. En doğru ifade tarzı höyük denilmesidir.

Ever bu yöremizin düğün adetlerini gelince, Alacahöyük ve civar köylerinin türlü çeşit ve biçimdeki çok güzel motifleri kadar o derece renkli düğünleri vardır.

Düğün mevsimi güz mevsimidir. Bağ bozumu yaklaştıkça anaların, babaların, eşin, dostun yüreğini bir tatlı heyecan yakalar. Köy halkı, bağ bozumu biter bitmez kış azığını düzmeye başlar. Düğün hazırlıkları da artık yavaş yavaş tamamlanmış, dünürler gelip gitmiş, sözler alınmış, göz nuru el emeği çeyizler hazırlanmıştır. Geleneksel Anadolu misafirliğine tam bir örnektir bu düğünler. Köy halkı, misafirlerini rahat ettirmek için candan yürekten koşar. Bu mevzuda adeta yarış halindedirler.

Misafirler düğün yerine kendi başlarına gitmezler. Köyün başında davul zurna ile karşılanırlar. Mahalli oyunlar oynanır, halay çekilir. Gençler bu davul zurna eşliğinde el ele vererek çok hareketli figürlerle misafirleri coştururlar. Sıra ikrama geldiğinde önce kendi dokumalarından bir örtü yayarlar. Ortasına sini altı denilen açılıp kapanabilen tahtadan bir altlık yerleştirilir ve üzerine yuvarlak bakır sini bütün ihtişamı ile oturtulur. Misafirlerin dizlerine koymaları için uçları nakışlı el dokuması peşkir verilir.
Kendilerin hazırladıkları içecekler, çeşitli turşular, kermeçler (piliç ızgarası), kendi yaptıkları yufka ekmeğinden hazırlanan börek, bulgur pilavı, misafirlere düğün yemeği olarak sunulur. Eğer düğün sahibinin hali vakti yerindeyse siniyi nefis bir kuzu çevirmesi süsler.

Yemek esnasında sazlar çalınır, şarkılar türküler söylenir, danslar oynanır. Bu danslardan sadece kadınlar tarafından oynanan ‘Kartal Oyunu’ çok beğenilen danslar arasındadır. Bu dans ta kadınlar başlarında geniş örtüler ile bir avluda toplanır. Oyuncular zarif hareketlerle avluda sıçrar, döner, dolanır. Ve ortadaki avı avlamaya çalışırken dansçıların gölgeleri avlu duvarlarına aks eder ve ortaya çok zevkli dinamik görüntüler çıkar.
Bir sonraki yazımızda buluşmak ümidi ile …..

Bu konuda referans olarak Boğaziçi Üniversitesi ‘ nin “Folklora doğru” dergileri alınmıştır.

GEÇEN AYIN
BİLMECELERİNİN
CEVAPLARI

Kuru kafa çıktı rafa
(Ceviz)

Gökte uçar kolu yok
Yerde gezer izi yok
Eti haram sütü helal
(Arı)
Altı kabuk, içi kabuk
İçinde bir kara tavuk
(Kaplumbağa)
Dağdan gelir sekerek
Kara üzüm dökerek
(Keçi)

Pat burada
Pat şurada
Pat yatağın içinde
(Pire)
Yeşil iken al olur
Zerre zerre bal olur
Tutar isen yavaş tut
Başparmağın bal olur
(Karadut)
Uzun uzun yollardan
Bir acayip kuş gelir
Kırma badem dili var
Ne söylersen hoş gelir
Bir acayip laf söyler
Gözlerinden yaş gelir
(Mektup)

Bir kalbur mısırım var
Gece serperim gündüz toplarım (Yıldız)

Ara mara kara mara
On iki ayın üçü ona yalvara (Soba)

Koca koca manda
Küpe var kulağında
(Kazan)
Kırmızıdır kan değil
Kuyumcular yapamaz
Demirciler dökemez
(Salça)

Kara deve girmez eve
Kes boynunu girsin eve
(Şemsiye)
Sarı sarı sarkar
Düşerim diye korkar
(Ayva)
Bahçeye girdim çalı çeper
Yanına gittim beni çeker
Ağzıma attım leblebi şeker
(Kuşüzümü)
Pişirirsen aş olur
Pişirmezsen kuş olur
(Yumurta)

Bilmece bildirmece
El üstünde kaydırmaca
(Sabun)
Duruşu ömür
Gözleri kömür
(Kardan adam)
Kandilde var, mumda yok
Mendilde var, çulda yok
(Dil)
Bağırsam dinler
Susarsam inler
(Yankı)
Suda yayılır
Karada bayılır
(Balık)